Yapı sektöründe ardı ardına gelen kötü haberler-gelişmeler moral bozsa da sektör oyuncuları içgüdüsel bir direnç sergiliyor... 2026 için herkes daha temkinli iyimser: “Daha kötüsü olmaz herhalde” diye espri yapan da var, “kriz bizi güçlendirdi” diyen de… Neticede inşaat, bir yerde tuğla üstüne tuğla koyma sanatıysa, sektör, yaşadığı sorunların da üstüne koya koya yükselmenin bir yolunu bulacaktır.
Cem KAFADAR / 1inşaat Danışmanlık Kurucusu / İnş. Müh. (İTÜ 1982-87)
2025 yılının inşaat sektörü için diken üstünde geçtiğini söylersek abartmış olmayız.
Yıla damgasını vuran yüksek faizler, eldeki projelerin maliyetini şişirirken, yeni yatırımların önünü kesti. Konut tarafında aylardır konuşulan “erişilebilirlik krizi”, kâğıt üzerindeki bir kavram olmaktan çıkıp, kabullenmesi gereken bir gerçek haline geldi. Büyük ekonomilerden gelen veriler, inşaat harcamalarında uzun yıllar sonra ilk kez gerileme yaşanabileceğini gösteriyor. Sektör profesyonelleri bir yandan iflas haberleriyle sarsılırken diğer yandan çelikten çimentoya malzeme fiyatlarındaki gelgitlerle boğuştu.
Kara bulutların eksik olmadığı 2025, inşaatçıların hafızasında “zor yıl” olarak yerini aldı.
2025, küresel inşaat sektörü için pek çok cepheden zorlu geçti. Enflasyonun gölgesindeki yüksek faizler, finansman yükünü artırdı; konut piyasalarında bir “erişilebilirlik krizi” patladı. Dünya genelinde inşaat harcamaları yıllar sonra ilk kez gerilemeye hazırlanırken, bazı bölgelerde ekonomik türbülans iflasları körükledi. Üstelik malzeme piyasalarında yeniden beliren dalgalanmalar ve jeopolitik çalkantılar, şantiyelerin planlarını altüst etti. İşte 2025 boyunca inşaat dünyasından gelen can sıkıcı haberlerin bir özeti...
Finansman Maliyetleri Yatırımları Frenliyor
Yıl boyunca yüksek seyreden faiz ve kredi maliyetleri, inşaat projelerinin fizibilitesini zora soktu. Birçok ülkede enflasyon düşüşe geçse de parasal sıkılaşma tam anlamıyla çözülmedi; sermaye bulmak maliyetli kaldı. ABD’de 2025 toplam inşaat harcamalarının, 14 yıl aradan sonra ilk kez yıllık bazda %1 düşeceği öngörülüyor; bunda da en büyük etkenlerden biri, yüksek faiz ortamının yatırım iştahını törpülemesi (precast.orgprecast.org).
Yükselen finansman giderleriyle müteahhitler teminat mektupları ve nakit akışı konusunda sıkıştı; kimi projeler rafa kaldırıldı. Küresel ölçekte faiz politikasının belirsizliği, inşaat yatırımlarında temkinli bir bekleyiş doğurdu.
Konutta “Erişilebilirlik Krizi” ve Zayıflayan Yeni Başlangıçlar
Konut sektöründe 2025’te erişilebilirlik sorunu iyice derinleşti. Yüksek konut kredisi faizleri, inşaat maliyetlerindeki artış ve durgun gelirler birleşince birçok ülkede ev sahibi olmak hayal oldu. Bunun sonucu olarak yeni konut projeleri başlamaktan çok uzakta kaldı. ABD’de tek ailelik konut inşaatı harcamalarının 2025’te %3 düşeceği tahmin ediliyor; zira hane gelirine oranla mortgage ödemeleri rekor seviyelerde seyrediyor (precast.org). Benzer şekilde Avrupa’nın pek çok şehrinde satışlar durma noktasına geldi. Konut geliştirme şirketleri, talebin ödeme gücündeki aşınma nedeniyle projeleri erteledi veya iptal etti. Bu kriz, sadece dar gelirlileri değil, orta sınıfı da konut piyasasının dışında bırakmaya başladı.
ABD İnşaat Harcamalarında Yıllar Sonra İlk Düşüş
Küresel inşaat pazarının lokomotifi ABD’de de işlerin eskisi gibi gitmediği sinyalleri alındı. 2025’te ABD’nin toplam mühendislik ve inşaat harcamalarının, 2009’dan beri ilk kez yıllık bazda %1 gerilemesi bekleniyor (precast.org). Konut yatırımındaki sert düşüş (%9 civarı düşüş öngörülüyor) ve imalat yapılarındaki yavaşlama, bu gerilemenin temel sebepleri (precast.org).
Öte yandan altyapı harcamaları artıda kalsa da, özel sektör inşaatlarındaki durgunluk genel tabloyu aşağı çekiyor. Yüksek borçlanma maliyetleri ve ekonomik belirsizlik, Amerikalı inşaat şirketlerini temkinli davranmaya itiyor. 14 yıl aradan sonra gelen bu düşüş, sektör için bir kırılma noktası olarak yorumlanıyor.

İngiltere’de Konut İnşaatı Tarihi Diplerde
Birleşik Krallık inşaat sektörü 2025’te özellikle konut alanında neredeyse durma noktasına geldi. Yüksek faiz oranları ve ekonomik belirsizlik, müteahhitleri yeni konut yapmaktan alıkoydu. Sektör güven endeksi (PMI) verilerine göre, Konut inşaatı faaliyetleri Kasım 2025’te pandemi dönemi (Mayıs 2020) sonrasındaki en düşük seviyesine indi (reuters.comreuters.com).
Sadece konut değil, altyapı ve ticari inşaatlarda da ciddi yavaşlama görüldü. Müteahhitler, zayıf talep ve belirsiz bütçeler nedeniyle şantiyelerini küçültüyor. Uzmanlar, İngiltere’nin konut üretiminde son on yılların en durgun dönemlerinden birini yaşadığına dikkat çekiyor; bu durum barınma krizini daha da derinleştirebilir.
Avrupa Birliği’nde İflaslarda Artış Alarmı
Avrupa ekonomisindeki baskılar, inşaat firmalarının bilançolarına da yansıdı. 2025’in ikinci çeyreğinde AB genelinde iflas beyanlarında bir önceki çeyreğe göre %1,7’lik artış kaydedildi (ec.europa.eu). Özellikle inşaat sektörü, iflas artışında başı çeken sektörlerden oldu – bu dönemde inşaat sektöründeki iflaslar %8,1 oranında yükselerek en büyük artışlardan birini gösterdi (ec.europa.eu). Yükselen girdi maliyetleri, yüksek faizler ve talep daralması birçok küçük ve orta ölçekli inşaat firmasını finansal darboğaza soktu. Bankaların kredi koşullarını sıkılaştırması da zor durumdaki şirketlerin yeniden yapılandırma şansını azalttı.
Sonuç olarak Avrupa’da inşaat firmaları arasında bir iflas dalgasının yükselişe geçtiği gözleniyor.
İnşaat Sektörü İflaslarda Oransal Olarak Zirvede
Bazı ülkelerde inşaat sektörü, toplam iflaslar içindeki payıyla endişe veriyor. Örneğin İngiltere’de Haziran 2024 – Haziran 2025 arasındaki iflasların %17’si inşaat sektöründe gerçekleşti (pinsentmasons.com), ki bu tüm sektörler arasında en yüksek oranlardan biri. Bu kırılganlık, sektördeki yapısal sorunların ve yüksek risk seviyesinin göstergesi. Avrupa genelinde de benzer bir tablo söz konusu: Özellikle nakit akışına duyarlı ve borç yükü yüksek inşaat firmaları, zorlu piyasa koşullarında ilk tökezleyenler oluyor. İflasların toplam içinde bu denli yüksek pay alması, inşaat ekosisteminde (taşeronlar, tedarikçiler, mühendisler vb.) zincirleme etkilere yol açarak ekonominin geneline sirayet ediyor.
Malzeme Fiyatlarında Oynaklık Geri Döndü
Pandemi sonrası bir miktar durulan inşaat malzemesi fiyatları, 2025’te yeniden dalgalı bir seyre girdi. Özellikle çimento, çelik, akaryakıt gibi temel girdilerde yıl içinde ani fiyat oynamaları yaşandı. 2025’in ilk çeyreğinde, inşaat girdi fiyatları yeniden yıllıklandırılmış %9,7 artış hızına ulaştı (slabstack.com), bu da 2024’teki göreceli durgunluğun ardından ciddi bir tırmanış anlamına geliyor. Bu oynaklık, müteahhitlerin teklif verirken zorlanmasına yol açıyor: Birçok firma malzeme fiyatlarındaki belirsizlik nedeniyle teklif geçerlilik sürelerini kısaltmak veya sözleşmelere fiyat eskalasyon maddeleri eklemek zorunda kaldı. Uzmanlar “fırtına öncesi sessizlik” benzetmesi yaparak, 2025’te görülen durağanlığın suni olduğunu ve fiyat fırtınasının tekrar kopabileceğini belirtiyor (slabstack.com). Bu durum bütçe sapmalarını artırarak projelerin kârlılığını tehdit ediyor.
Çelik Piyasasında Dengesizlik ve Kârsızlık Baskısı
Küresel çelik sektörü, yapısal bir kapasite fazlası sorunuyla boğuşmaya devam ediyor. 2025’e girilirken özellikle Asya kaynaklı yeni çelik fabrikalarının devreye girmesiyle küresel üretim kapasitesi talebin çok üzerinde kaldı. OECD’nin son raporuna göre, 2021 zirvesinden sonra çelik fiyatları tarihi düşük düzeylere inmiş durumda ve sektörün kârlılığı da sert biçimde geriledi (oecd.org). Küresel kapasite kullanım oranının %70’lere düşmesi bekleniyor oecd.org. Bu aşırı arz durumu, inşaat maliyetlerini kısa vadede düşürse de çelik üreticilerinin yatırım yapma gücünü ve yeni teknolojiye geçiş imkanını azaltıyor. İnşaat sektörü ile çelik endüstrisi arasındaki simbiyotik ilişki düşünüldüğünde, çelikteki bu kârsızlık baskısı uzun vadede inşaat malzemesi tedarik zincirinde istikrarsızlık anlamına gelebilir.
Tarife ve Jeopolitik Gerilimlerin Çelik Fiyatlarına Şoku
2025’te ticaret politikaları da çelik fiyatlarında bölgesel şoklara yol açtı. Özellikle ABD’nin beklenmedik bir kararla çelik ve alüminyum ithalat vergilerini mart ayındaki %25 seviyesinden Haziran 2025’te %50’ye çıkarması piyasaları sarstı spglobal.com. Kanada ve Meksika gibi ABD’ye başlıca tedarikçi ülkeler bu gelişmeden en olumsuz etkilenenler oldu; tedarik zincirlerinde aksamalar ve bölgesel maliyet artışları görüldü.
Avrupa’da da jeopolitik gerilimler bazı bölgelerde çelik arzını etkiledi. Sonuç olarak, bir bölgede uygulanan tarife veya ambargo, diğer bölgelerde inşaat maliyetlerini sıçratacak zincirleme etkilere yol açtı. Müteahhitler, bu tür ani politika değişimlerinin yarattığı fiyat oynaklıklarına karşı sözleşmelerinde esnek fiyatlama ve stok stratejileri geliştirmenin önemini bir kez daha deneyimledi.
Kızıldeniz Gerginliği ile Uzayan Transit Süreleri ve Navlun Maliyetleri
Orta Doğu’daki jeopolitik riskler, kritik deniz ticaret rotalarından Kızıldeniz/Süveyş hattını olumsuz etkiledi. Bölgede 2024’ten beri süren güvenlik tehditleri, 2025 boyunca da tam çözülmedi. Birçok konteyner hattı, gemilerini Kızıldeniz yerine Ümit Burnu’ndan dolaştırmak zorunda kaldı. Bu rotasyon, Asya-Avrupa arası taşıma sürelerini haftalarca uzatarak navlun maliyetlerini yükseltti (nnrglobal.com). Normalde Süveyş Kanalı üzerinden 20 günde gelen yükler, Güney Afrika rotasıyla 30-35 günde varmaya başladı. Yıllık 852 milyar €’luk yük hacmi taşıyan bu güzergâhın sekteye uğraması, inşaat malzemesi lojistiğinde gecikmelere ve fiyat artışlarına yol açtı (nnrglobal.com). Şantiyeler, kritik malzemelerde tedarik sürelerinin uzaması nedeniyle iş programlarını revize etmek durumunda kaldı. Transit rotalar normale dönse bile, büyük hatlar yeniden programlarını eski haline getirmekte temkinli davranacaklarını belirtiyor.

Sigortacılar Riskli Projelere Kemer Sıkıyor
İnşaat sektöründe 2025 yılı, yalnız finansmanın değil sigorta piyasasının da zorlaştığı bir yıl oldu. Büyük hasar deneyimleri ve belirsizlik ortamı sigorta şirketlerini temkinli hale getirdi. Dünya genelinde inşaat sigortacıları, özellikle doğal afet riski yüksek projelerde teminatları kısmaya ve poliçe şartlarını ağırlaştırmaya başladı (businessinsurance.com). Örneğin Asya-Pasifik’te sigortacılar, tayfun/deprem riski altındaki projelerde katastrofik hasar teminat limitlerini düşürüp kapsam dışı bırakılan durumları artırdılar businessinsurance.com.
Ayrıca şantiyelerden artık çok daha detaylı risk yönetimi bilgi talep ediliyor (wtwco.com). Bu gelişmeler, yüksek prim artışlarıyla birleşince müteahhitlerin maliyet kalemlerini şişirdi. Riskli projeler için sigorta bulmak zorlaşırken, mevcut poliçelerde daha yüksek muafiyetler ve alt limitler standart hale geliyor (businessinsurance.com). Sektör profesyonelleri, sigorta piyasasındaki bu sertleşmenin özellikle büyük altyapı ve yüksek binalarda finansmanı da zorlaştırdığını ifade ediyor.
Çin’de Gayrimenkul Yatırımlarında Sert Düşüş
Dünyanın en büyük inşaat piyasalarından Çin’de 2025 yılında emlak sektörü adeta frene bastı. Hükümetin borç kısıtlama tedbirleri ve talepteki durgunluk, gayrimenkul yatırımlarını keskin biçimde aşağı çekti. Yılın ilk 11 ayında Çin’de emlak yatırımları, bir önceki yıla kıyasla neredeyse %16 düştü (apnews.com). Konut fiyatları da 2021 zirvesinden bu yana ortalama %20 geriledi. Bu gelişmeler, inşaat hacmini doğrudan vurdu: Birçok proje askıya alındı, yeni başlangıçlar azaldı. Çinli inşaat devleri nakit akışı sıkışıklığı yaşarken, çelik ve çimento talebindeki azalma küresel emtia piyasalarını bile etkiledi. Emlak sektöründeki bu sert düzeltme, Çin ekonomisinin geneline sirayet eden bir sorun haline gelirken, 2025’te Çin inşaat sektöründe büyüme değil küçülme konuşulur oldu.
Almanya’da Konut Tamamlamaları Sert Düşüyor
Avrupa’nın lokomotifi Almanya da 2025’te konut inşaatında zorlu bir döneme girdi. Yüksek faizler ve inşaat maliyetleri nedeniyle yeni proje geliştirme yavaşlarken, mevcut inşaatların tamamlanma sayıları da düşüyor. 2024’te 252 bin konut tamamlayan Almanya’nın, 2025’te yalnızca ~235 bin konutu bitirebileceği tahmin ediliyor (refire-online.com), 2026’da ise bu rakamın 215 bine kadar gerilemesi bekleniyor (refire-online.com). Bu, hükümetin yılda 400 bin yeni konut hedefinin çok uzağında. Özellikle büyük şehirlerde çok katlı konut projeleri durma noktasına geldi; inşaat firmaları izin almış projeleri bile başlatmakta isteksiz. İzin süreçlerinden tamamlamaya kadar 2-3 yıl süren zaman diliminde, 2022-23’te yaşanan izin azalmasının etkisi şimdi görülüyor refire-online.com. Almanya’da konut arzındaki bu eksilme, kira piyasasında baskıyı artırırken, inşaat sektörüne bağlı birçok yan sektörü de olumsuz etkiliyor.
Euro Bölgesi’nde Girdi Maliyetleri ve Gecikmeler Yeniden Artıyor
2025 sonuna doğru Euro Bölgesi’nden gelen veriler, tedarik zinciri sorunlarının ve maliyet baskılarının geri döndüğüne işaret ediyor. Arz sıkıntılarının azaldığı bir dönemin ardından, yıl sonunda özellikle imalat sektöründe ham madde tedarik süreleri tekrar uzamaya başladı. Aralık 2025’te Euro Bölgesi imalat PMI verisinde tedarikçilerin teslim süreleri, Ekim 2022’den bu yana en uzun seviyeye çıktı ve bu durum girdi maliyet enflasyonunu 16 ayın zirvesine taşıdı (reuters.com). Enerji maliyetlerindeki dalgalanma ve Orta Doğu’daki krizlere bağlı lojistik gecikmeler, inşaat malzemelerinin fiyatlarını da yukarı yönlü etkiledi. İnşaat firmaları 2024’te bir nebze rahatlayan demir, çimento gibi fiyatların yılın son çeyreğinde yeniden yükselişe geçtiğini gördü. Tedarik gecikmeleri ayrıca şantiyelerin teslim takvimlerini tehdit ederek ek maliyetlere yol açıyor. Bu göstergeler, 2026’ya girerken maliyet belirsizliğinin hala yüksek olduğunun altını çiziyor.
Karbon ve Enerji Dönüşümü Baskısı Artıyor
İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında, inşaat ve bina sektörüne yönelik karbon azaltım baskısı 2025’te iyice hissedildi. Birçok ülkede yeni enerji verimliliği yönetmelikleri devreye girdi, mevcut binaların karbon ayak izini azaltmak için zorunlu renovasyon programları başlatıldı. Bu gelişmeler sektör için uzun vadede olumlu olsa da kısa vadede uyum maliyetini artırıyor. Örneğin, 2050 net sıfır hedeflerine ulaşmak için mevcut bina stokunun en az %20’sinin derin renovasyondan geçmesi gerekecek (globalabc.org), bu da yıllık renovasyon hızının katbekat artmasını şart koşuyor. Bu ölçekte bir dönüşüm, sektör için devasa bir finansman ve iş gücü yükü demek. Ayrıca düşük karbonlu malzeme kullanımına yönelik standartlar yaygınlaşıyor: Çimento ve çelik gibi yüksek emisyonlu malzemelere alternatifler bulmak gerekiyor ki bunlar genelde daha pahalı. Yeni nesil yeşil bina kodları ve karbon düzenlemeleri, proje maliyetlerine %5-10 arası ek yük bindirebiliyor, bu da özellikle retrofit (yeniden yapılandırma) projelerinde bütçeleri zorluyor. Sonuç olarak inşaat firmaları, karbon ayak izini azaltma yarışında uyum sağlarken, finansal sürdürülebilirliklerini de dengelemek durumunda.
İflas ve Yeniden Yapılandırma Dalgası Tırmanıyor
Genel ekonomik sıkışma, dünya genelinde bir şirket iflasları dalgasını tetikledi ve inşaat sektörü de bundan muaf değil. 2024’te küresel iflaslar yeniden artış trendine girdi, 2025’te de yüksek seviyelerde seyredeceği öngörülüyor (financierworldwide.com). Özellikle marjları daralan ve borç yükü yüksek şirketler ardı ardına konkordato veya tasfiye başvurularında bulundu. Nitekim, yüksek işletme sermayesi ihtiyacı olan veya sermaye yoğun sektörler –özellikle gayrimenkul ve inşaat– küresel temerrüt dalgasına en büyük katkıyı yapanlar arasında (financierworldwide.com). Bir başka deyişle, pandemi döneminde borçla ayakta kalan veya ucuz finansmana alışmış inşaat firmaları, şimdi yükselen faizler ortamında borçlarını döndürememe riskiyle yüzleşiyor. Avrupa’da ve Çin’de bazı büyük müteahhitlik ve emlak firmalarının borç yapılandırma haberleri manşetlere taşındı. Atradius gibi kredi sigortacıları, 2024’te dünya genelinde iflas sayısının %19 arttığını, en çok da inşaat ve gayrimenkul KOBİ’lerinin iflas ettiğini raporluyor. Bu iflas dalgasının yansımaları, sektörde istihdamdan yarım kalan projelere kadar geniş bir alanda hissediliyor.

Kamu Sektöründe Bütçe Baskısı ve Altyapıda Riskler
Küresel çapta kamunun borç yükü ve finansman maliyeti artınca, kamu altyapı projeleri de baskı altına girdi. Özellikle yerel yönetimler, yükselen faiz oranlarıyla borçlanma maliyetlerinin tırmanması sonucu bütçelerini kısmak zorunda kaldı. Bu durum, yürütülen altyapı programlarının ölçeğini küçültüyor, hatta bazı projelerin rafa kalkmasına neden oluyor. Yerel yönetimlerin mali sıkıntısı, köprü, yol, su şebekesi gibi kritik yatırımlarda kalite ve sürdürülebilirlik riskleri doğuruyor; çünkü eldeki sınırlı kaynakla ancak ucuz malzeme ve yöntemlere başvuruluyor. Örneğin ABD’de bir eyalet ulaşım idaresi, 2023-2025 arasında enflasyon yüzünden 37 milyon dolar alım gücü kaybettiğini ve bu nedenle bazı bakım-onarım işlerini ertelediğini açıkladı (news.constructconnect.com). Benzer şekilde Avrupa’da da belediyeler yükselen inşaat maliyetleriyle boğuşurken, sosyal konut ve altyapı projelerinde hedeflerin gerisinde kalıyor. Sonuç olarak, kamu tarafındaki finansman açmazı, uzun vadede altyapı varlıklarının kalitesini ve dayanıklılığını tehdit ediyor.
Küresel Belirsizlik: Faizlerde Senkronize Gevşeme Olmayınca Öngörü Zorlaştı
2025, inşaat sektörü için bir başka zorluk da makro belirsizliklerin gölgesinde plan yapma güçlüğü oldu. Dünya genelinde enflasyon gerilemeye başlasa da her ülkenin merkez bankası farklı hızda hareket etti. ABD ve Avrupa faiz indirimine temkinli ve geç başlarken, bazı gelişen ülkeler erken gevşemeye geçti. Bu senkronize olmayan para politikası seyri, uluslararası projeler yapan müteahhitlerin işini zorlaştırdı. Finansman planlaması yaparken kur, faiz, enflasyon tahminlerinde yanılma payı arttı. Turner & Townsend’in analizine göre, enflasyon ve faizlerdeki belirsizlik, jeopolitik gerilimler ve ticaret politikası belirsizlikleriyle birleşerek müteahhitlik firmalarının iş öngörüsünü bulanıklaştırıyor (publications.turnerandtownsend.com). 2024’te normalleşme sinyalleri veren küresel ekonomi, 2025 başı itibarıyla yeni bir belirsizlik döngüsüne girdi. Faiz indirimlerinin başlaması umut verse de bunun sürdürülebilir olup olmayacağı net değil. Dolayısıyla küresel çapta proje üstlenen inşaat firmaları, 2025’te risk yönetimi ve senaryo planlamasına her zamankinden fazla ağırlık vermek zorunda kaldı. Öngörülebilirliğin zayıfladığı bu dönemde, temkinli iyimserlik ve esneklik sektöre yön veriyor.
Koca bir yılın muhasebesini yaparken görüyoruz ki inşaat sektörü o kadar da kolay pes etmiyor. 2025’te ardı ardına gelen kötü haberler moral bozsa da sektör oyuncuları içgüdüsel bir direnç sergiledi. Şimdi ufukta beliren 2026 için herkes daha temkinli iyimser: “Daha kötüsü olmaz herhalde” diye espri yapan da var, “kriz bizi güçlendirdi” diyen de… Neticede inşaat, bir yerde tuğla üstüne tuğla koyma sanatıysa, sektör yaşadığı sorunların da üstüne koya koya yükselmenin bir yolunu bulacaktır.
Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları
Daha iyi yapılar için...
20 Ocak 2026
Türkiye'nin en ESKİ ve en çok ZİYARET EDİLEN şantiyesi: ŞANTİYE®...
İnşaata dair "KAYDADEĞER" ne varsa... 1988'den bu yana...
Şantiye®nin ürettiği, derlediği ve yayınladığı içeriklerde öncelik “KAMUSAL YARAR”dır...
Ve yayınlanan içeriğin “ÖZEL” olmasına özen gösterilir...
BASILI DERGİ + E-DERGİ + SANTİYE.COM.TR + SOSYAL MEDYA + DİJİTAL PLATFORMLAR...
İnşaat sektörünün buluşma noktası Şantiye®, “Güven”i temsil eden “Basılı bir Yayın” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 100 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla inşaat sektörünün en önemli iletişim platformlarından biri olmaya her ortamda devam ediyor... 1988'den bu yana...
Şantiye® ayrıca yapı sektörüne "Şantiye'nin Yıldızı Ödülü", "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi / Teknolojisi Ödülü" ve "Şantiyeden Kareler Fotoğraf Yarışması" gibi farklı organizasyonlarla da katkı sunuyor.
Şantiye®nin son sayısı da dahil 1988 yılından bugüne kadar yayınlanan TÜM SAYILARINA E-Dergi olarak göz atmak için lütfen tıklayın...
Şantiye®, başta ABONELERİ olmak üzere 2020-2025 yıllarında ilan veren firmalar ABS Yapı, Akyapı, Alumil, Anadolu Motor (Honda), Alkur, Ak-İzo, Altensis, Arbiogaz, Aremas, Arfen, Artus, Assan Panel, Asteknik, Atos, Batıçim, Baumit, Bentley Systems / Seequent, Betek, Betonblock, Borusan CAT, Bosch Termoteknik, Bostik, BTM, Buderus, Bureau Veritas, Chryso, Çimsa, Çuhadaroğlu, Çukurova Isı, Deutsche Messe, Duyar Vana, DYO, Efectis ERA, Ekomaxi, Elkon, Emülzer, Eryap, Filli Boya, Fixa, Fullboard, Form Endüstri Ürünleri, Form Endüstri Tesisleri, Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) Klima, Garanti Leasing, GF Hakan Plastik, Gökçe Brülör, Grundfos, Hannover Fairs, Hilti, IQ Alüminyum (by Deceuninck), İNKA, İntek, İpragaz, İstanbul Teknik, İzocam, İzoser, Kalekim, Knauf, Knauf Insulation, Komatsu, Köster, Kuzu Grup, LG, Marubeni, Masdaf, Master Builders Solutions, MBI Braas, Meiller Kipper (Doğuş Otomotiv), Messe Frankfurt, Messe München/Agora Tur., Mekon, Mitsubishi Chemical, Molecor, Nalburdayim.com, NETCAD, ODE, Ökotek, Özler Kalıp, Özpor, Panasonic, PERI, Pimakina, Polyfibers, Polyfin, Prefabrik Yapı / Hekim Holding, Prometeon, Ravago, Rehau, Saint Gobain Türkiye, Samsung, Saray Alüminyum, Schüco, Selena (Tytan), Sentez Mekanik, Serge Ferrari, Shell, Siemens, Sistem İnşaat, Soudal, Sika, Şişecam, Temsa, TMS, Tekno Yapı, Türk Ytong, Tremco illbruck, Vaillant, Vekon, Viessmann, Wermut, Wielton, Wilo, Winsa, XCMG, Xylem ve ZF'nin değerli katkılarıyla hazırlanmaktadır.
ABONE OLMAK İÇİN
Bir yıllık abonelik bedelimiz olan 2.400 TL (6 Sayı, KDV Dahil)'yi TR70 0001 0008 5291 9602 1550 01 IBAN no’lu hesabımıza (Ekosistem Medya) yatırıp; ardından dekontu, açık adresinizi ve fatura bilgilerinizi (şahıs ise TC kimlik no; firma ise vergi dairesi-numarası) santiye@santiye.com.tr adresine e-posta veya 0532 516 03 29 no’lu telefona WhatsApp / SMS aracılığıyla ulaştırabilirsiniz.








