İnşaat mühendisliği açısından büyük ölçekli dolgu baraj tasarımı, hidrolik kontrol sistemleri, zemin iyileştirme teknikleri ve şantiye yönetimi konularında Türkiye için bir dönüm noktası olan Atatürk Barajı, Türk mühendis, teknik personel ve işçilerinin büyük ve karmaşık altyapı projelerini başarıyla gerçekleştirebileceğinin somut bir kanıtı... Enerji üretimi, tarımsal sulama ve bölgesel kalkınma ile birleştiğinde Baraj, yalnızca bir yapı değil, mühendislik tarihine de geçmiş stratejik bir eser...
YAZAN: İnş. Müh. Muharrem Akpınar / Araştırmacı Yazar
Fırat Nehri, binlerce yıldır Mezopotamya’nın topraklarını beslerken yüksek debisiyle hiç durmadan akıyordu. Onun suyunda medeniyetler doğmuş, imparatorluklar yükselmiş ve insanlık tarihinin en eski hikâyeleri yazılmıştı. 20. yüzyılın son çeyreğinde ise Fırat, "Atatürk Barajı" ile yeni bir hikâyenin başrolüne geçti. Bu hikâye yalnızca beton, çelik ve türbinlerden ibaret değildi; mühendisliğin sınırlarını zorlayan bir vizyonun, kültürle iç içe geçen bir dönüşümün ve insan hayatını kökten değiştiren bir kalkınma hamlesinin hikâyesiydi.
Atatürk Barajı, ismini ülkemizin kurucu önderinden, debisini asi Fırat Nehri’nden almıştır. İhalesi 26 Ağustos 1983 yılında DSİ Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar Dairesi Başkanlığı toplantı salonunda yapılmış ve 6 adet firma ve firma grubu bu iş için teklif vermiştir. Atatürk Barajı ve HES İnşaat İşleri’nin 102.814.062.500 TL bedel üzerinden, benim de meslekte 2007 yılında Kayseri Bahçelik Ana İletim Kanalı işiyle ilk şantiye tecrübemi sağlamış olan Palet İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti., Seri İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti., Enerji-Su İnşaat Ticaret Ltd. Şti. grubuna ihale edilmesi kararlaştırılmıştır. Sözleşmesine göre işin süresi, işe başlama tarihinden itibaren 120 ay olan Baraj’ın inşası Şanlıurfa, Adıyaman ve Diyarbakır sınırları içerisinde yer alan 817 kilometrekarelik alanda 48,5 milyar metreküplük toplam su hacmi, 180 kilometre göl uzunluğu, 542 metre en yüksek su kotu, 900.000 hektarlık alanın tarım sulamasının yapılması, 2400 MW kurulu gücü ile yılda 8,9 milyar kilowatt saat elektrik enerjisinin hedeflendiği, balıkçılık ve ulaşım imkanları ile Türkiye’nin milli gelirleriyle oluşturulmuş en büyük bölgesel projesi olmuştur.
Atatürk Barajı’nın planlama safhalarında, projelendirmeden inşaatın kontrolüne kadar tüm safhalarında hazırlanan iyi organizasyonların, sağlam finans kaynaklarının, güçlü iş makineleri ve büyük makine parkının, mühendis ve müteahhitlerin, zor iklim şartlarında çalışan işçi ve teknisyenlerin çok önemli fedakârlığı ve payı vardır. Bu paylardan biri de tüm şantiyecilerin yaşadığı ve ailelerine yaşatmak zorunda kaldığı karşılıklı fedakarlık, yıpranmışlık, hasret, özlem duygularını baraj yapım süresi boyunca sıkça yaşayan Palet İnşaat bünyesinde teknisyen olarak çalışan, beni meslekle ve Atatürk Barajını inşa eden Palet İnşaat’la tanıştıran dayım Dursun Apaydın’dır. Kişisel yaşamların üzerinde bölgesel bir yaşam inşa ederken yüklenilen ağır yükler şantiyecilerin omuzlarında alın teri ve akılla geleceği kuran yüksek bir değere dönüşür. Panama Kanalı, Süveyş Kanalı, Manş Tüneli, Giza Piramitleri gibi birçok önemli eserin yapımcıları finansörler değil, kesinlikle aklını fikrini ortaya koyan, alın teri döküp, şantiye tozu yutanlardır.
Türkiye’nin mühendislik özgüvenini de şekillendirdi
Atatürk Barajı inşa edildiği dönemde dünyanın en büyük kaya dolgu barajlarından biri olarak kabul edildi. Yaklaşık 169 metre yüksekliği ve devasa gövdesiyle yalnızca Fırat’ın akışını değil, Türkiye’nin mühendislik özgüvenini de şekillendirdi. Barajın planlanması sırasında hidrolik hesaplardan jeolojik etütlere, deprem risklerinden malzeme bilimine kadar pek çok bilim dalı bir arada çalıştı. Mühendisler için en büyük zorluklardan biri, böylesine büyük bir yapıyı hem güvenli hem de uzun ömürlü hâle getirmekti. Baraj gövdesinde kullanılan kaya dolgu tekniği, esneklik sağlayarak olası sismik hareketlere karşı dayanıklılık kazandırdı.
Akışın düzenlenmesi için geliştirilen kontrol sistemleri bir dönüm noktası oldu
Türbinler, Fırat’ın potansiyel enerjisini elektrik enerjisine dönüştürürken, akışın düzenlenmesi için geliştirilen kontrol sistemleri mühendislikte bir dönüm noktası oldu. Atatürk Barajı, kil çekirdekli kaya dolgu baraj tipindedir. Bu sistemde barajın merkezinde su geçirmez bir kil çekirdek bulunur; çekirdeğin iki yanında ise kaya ve toprak dolgu yer alır. Bu tasarım hem yüksek dayanım sağlar hem de sızmayı kontrol altına alır.
Dünyanın en büyüklerinden biri
Barajın yaklaşık yüksekliği 169 metre, gövde uzunluğu ise 1.800 metre civarındadır. Gövde hacmi yaklaşık 80 milyon metreküpün üzerindedir; bu da barajın neden dünyanın en büyüklerinden biri olarak kabul edildiğini açıkça gösterir. Bu büyüklükte bir dolgunun stabilitesini sağlamak, mühendislik açısından son derece zorlu bir süreçtir. İnşaat sürecinde karşılaşılan en büyük zorluklardan biri zemin özellikleri olmuştur. Fırat Nehri vadisindeki jeolojik yapı, detaylı sondajlar ve laboratuvar deneyleriyle incelenmiş, zayıf zemin bölgeleri iyileştirilmiştir. Özellikle deprem riski göz önünde bulundurularak baraj gövdesi esnek davranacak şekilde tasarlanmıştır. Bir diğer büyük zorluk, nehir akışının kontrol altına alınmasıdır. Baraj inşaatı sırasında Fırat Nehri’nin akışı, dev derivasyon tünelleri aracılığıyla geçici olarak yönlendirilmiştir. Bu tüneller sayesinde baraj gövdesi kuru ortamda inşa edilebilmiş, betonarme yapılar güvenli şekilde tamamlanmıştır. Ayrıca dolu savak sistemi, taşkın anlarında baraj güvenliğini sağlayacak biçimde yüksek debilere dayanacak kapasitede tasarlanmıştır.




Yalnızca teknik değil, dev bir organizasyon başarısı
Atatürk Barajı’nın inşaatında farklı dönemlerde on binlerce işçi görev almıştır. En yoğun dönemlerde 20-30 bin civarında işçi ve mühendis sahada çalışmıştır. Projenin tamamı boyunca harcanan toplam emek miktarı onlarca milyon adam-saat olarak ifade edilmektedir. Bu durum, projenin yalnızca teknik değil, aynı zamanda dev bir organizasyon başarısı olduğunu da göstermektedir. Şantiyede çalışan inşaat mühendisleri, jeoloji mühendisleri, makine mühendisleri ve teknikerler; dolgu yerleştirme, sıkıştırma kontrolü, kalite denetimi ve ölçüm sistemleriyle barajın her aşamasını sürekli olarak izlemiştir.
Kendini fazlasıyla amorti eden bir proje
Atatürk Barajı’nın yapım maliyeti, dönem şartlarına göre milyarlarca dolarlık bir yatırımı temsil etmektedir. Bu maliyet yalnızca baraj gövdesini değil, hidroelektrik santralini, tünelleri, iletim hatlarını ve altyapı çalışmalarını da kapsamaktadır. Uzun vadede sağladığı enerji üretimi ve tarımsal katkı göz önüne alındığında, baraj ekonomik açıdan kendini fazlasıyla amorti eden bir proje olmuştur.
Baraj bünyesinde bulunan hidroelektrik santral, toplamda yaklaşık 2.400 MW kurulu güce sahiptir. Bu değer, Atatürk Barajı’nı Türkiye’nin en büyük hidroelektrik santrallerinden biri yapmaktadır. Yıllık ortalama enerji üretimi ise 8-9 milyar kilovat-saat civarındadır.
Mühendislik tarihine geçmiş stratejik bir eser
Atatürk Barajı, inşaat mühendisliği açısından büyük ölçekli dolgu baraj tasarımı, hidrolik kontrol sistemleri, zemin iyileştirme teknikleri ve şantiye yönetimi konularında Türkiye için bir dönüm noktasıdır. Bu proje, Türk mühendis, teknik personel ve işçilerinin büyük ve karmaşık altyapı projelerini başarıyla gerçekleştirebileceğinin somut bir kanıtıdır. Enerji üretimi, tarımsal sulama ve bölgesel kalkınma ile birleştiğinde Atatürk Barajı, yalnızca bir yapı değil, mühendislik tarihine geçmiş stratejik bir eserdir.

Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları
Daha iyi yapılar için...
8 Şubat 2026
Türkiye'nin en ESKİ ve en çok ZİYARET EDİLEN şantiyesi: ŞANTİYE®...
İnşaata dair "KAYDADEĞER" ne varsa... 1988'den bu yana...
Şantiye®nin ürettiği, derlediği ve yayınladığı içeriklerde öncelik “KAMUSAL YARAR”dır...
Ve yayınlanan içeriğin “ÖZEL” olmasına özen gösterilir...
BASILI DERGİ + E-DERGİ + SANTİYE.COM.TR + SOSYAL MEDYA + DİJİTAL PLATFORMLAR...
İnşaat sektörünün buluşma noktası Şantiye®, “Güven”i temsil eden “Basılı bir Yayın” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 100 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla inşaat sektörünün en önemli iletişim platformlarından biri olmaya her ortamda devam ediyor... 1988'den bu yana...
Şantiye® ayrıca yapı sektörüne "Şantiye'nin Yıldızı Ödülü", "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi / Teknolojisi Ödülü" ve "Şantiyeden Kareler Fotoğraf Yarışması" gibi farklı organizasyonlarla da katkı sunuyor.
Şantiye®nin son sayısı da dahil 1988 yılından bugüne kadar yayınlanan TÜM SAYILARINA E-Dergi olarak göz atmak için lütfen tıklayın...
Şantiye®, başta ABONELERİ olmak üzere 2020-2025 yıllarında ilan veren firmalar ABS Yapı, Akyapı, Alumil, Anadolu Motor (Honda), Alkur, Ak-İzo, Altensis, Arbiogaz, Aremas, Arfen, Artus, Assan Panel, Asteknik, Atos, Batıçim, Baumit, Bentley Systems / Seequent, Betek, Betonblock, Borusan CAT, Bosch Termoteknik, Bostik, BTM, Buderus, Bureau Veritas, Chryso, Çimsa, Çuhadaroğlu, Çukurova Isı, Deutsche Messe, Duyar Vana, DYO, Efectis ERA, Ekomaxi, Elkon, Emülzer, Eryap, Filli Boya, Fixa, Fullboard, Form Endüstri Ürünleri, Form Endüstri Tesisleri, Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) Klima, Garanti Leasing, GF Hakan Plastik, Gökçe Brülör, Grundfos, Hannover Fairs, Hilti, IQ Alüminyum (by Deceuninck), İNKA, İntek, İpragaz, İstanbul Teknik, İzocam, İzoser, Kalekim, Knauf, Knauf Insulation, Komatsu, Köster, Kuzu Grup, LG, Marubeni, Masdaf, Master Builders Solutions, MBI Braas, Meiller Kipper (Doğuş Otomotiv), Messe Frankfurt, Messe München/Agora Tur., Mekon, Mitsubishi Chemical, Molecor, Nalburdayim.com, NETCAD, ODE, Ökotek, Özler Kalıp, Özpor, Panasonic, PERI, Pimakina, Polyfibers, Polyfin, Prefabrik Yapı / Hekim Holding, Prometeon, Ravago, Rehau, Saint Gobain Türkiye, Samsung, Saray Alüminyum, Schüco, Selena (Tytan), Sentez Mekanik, Serge Ferrari, Shell, Siemens, Sistem İnşaat, Soudal, Sika, Şişecam, Temsa, TMS, Tekno Yapı, Türk Ytong, Tremco illbruck, Vaillant, Vekon, Viessmann, Wermut, Wielton, Wilo, Winsa, XCMG, Xylem ve ZF'nin değerli katkılarıyla hazırlanmaktadır.
ABONE OLMAK İÇİN
Bir yıllık abonelik bedelimiz olan 2.400 TL (6 Sayı, KDV Dahil)'yi TR70 0001 0008 5291 9602 1550 01 IBAN no’lu hesabımıza (Ekosistem Medya) yatırıp; ardından dekontu, açık adresinizi ve fatura bilgilerinizi (şahıs ise TC kimlik no; firma ise vergi dairesi-numarası) santiye@santiye.com.tr adresine e-posta veya 0532 516 03 29 no’lu telefona WhatsApp / SMS aracılığıyla ulaştırabilirsiniz.





