• Künye & Abonelik
  • Hakkımızda
  • Bize Ulaşın
Şantiye Dergisi
PERI
Reklam
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Teknik
  • Röportaj
  • Ürün & Sistem
  • Proje
  • Makale
  • Rapor
Reklam

Bir Veri Merkezi İnşaatını Diğer Projelerden Ayıran Yönler Neler? Turner International Türkiye Genel Müdür Yardımcısı İlayda Öner Mermerbaş Özetliyor

Bir Veri Merkezi İnşaatını Diğer Projelerden Ayıran Yönler Neler? Turner International Türkiye Genel Müdür Yardımcısı İlayda Öner Mermerbaş Özetliyor

Son yılların önemli konularından ve yapı türlerinden biri haline gelen veri merkezleri, bilindiği üzere her ayrıntısı operasyonel süreklilik ve güvenlik üzerine kurgulanmış, yüksek mühendislik gerektiren tesisler... Peki veri merkezlerinin projelendirme süreçleri ve inşaat aşamasında özen gösterilmesi gereken unsurlar neler; söz konusu yapılar ne tür özelliklere sahip olmalı; inşaat sürecinin zorlukları ve şantiyelerin farklı yönleri var mı; diğer projelerden ayıran inşaat kalemleri ve maliyet unsurları neler; yatırımcı hangi konuları dikkate almalı gibi soruların cevaplarını, Turner International Türkiye Genel Müdür Yardımcısı İlayda Öner Mermerbaş’tan aldık. Mermerbaş, bir veri merkezi projesinin diğer yapı tiplerine kıyasla disiplin dağılımı açısından oldukça farklı ilerlediğini vurgulayarak, “Tipik bir projede kaba yapı tamamlandığında işin yaklaşık yüzde 30-40’ının bittiğini söyleyebiliriz. Bir otel projesinde mimari imalatlar tamamlandığında artık sona yaklaşıldığını hissedersiniz. Ancak veri merkezlerinde durum biraz farklı...” ifadelerini kullanıyor.

Resim Başlığı

BU ÖZEL İÇERİĞE, ŞANTİYE®NİN MART & NİSAN 2026 (416.) SAYISININ E-DERGİ VERSİYONUNDAN DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ. LÜTFEN TIKLAYIN...

Şantiye: Veri Merkezleri genel anlamda nasıl yapılardır, ne tür özelliklere sahip olmaları beklenir?

İlayda Öner Mermerbaş: Veri merkezleri aslında tüm dijital verileri ve sistemleri ayakta tutan, 7/24 çalışan kritik yapılardır. Bu yüzden elektriğin kesintisiz sağlanması için yedekli enerji hatları, UPS ve jeneratör sistemleri gibi altyapılar barındırırlar. Aynı şekilde içerideki ekipman yoğun ısı ürettiği için güçlü ve hassas kontrollü bir soğutma sistemine sahiptirler. Kısacası veri merkezleri, her detayı operasyonel süreklilik ve güvenlik üzerine kurgulanmış, yüksek mühendislik gerektiren tesislerdir.

Şantiye: Çeşitleri var mıdır, nelerdir?

İlayda Öner Mermerbaş: Temelde “Enterprise”, “Colocation”, “Hyperscale” ve “Edge” olmak üzere dört farklı veri merkezi tipi bulunuyor. Kısaca açıklamam gerekirse, Enterprise veri merkezleri, şirketlerin kendi ihtiyaçları doğrultusunda kurdukları yapılardır. Kendi kampüsleri içinde ya da ayrı bir lokasyonda konumlanabilirler; kapasite ve operasyonel gereksinime göre şekillenirler. Örneğin Türkiye’de bankalar genellikle veri merkezlerini enterprise modelde inşa ediyor. Colocation veri merkezleri ise birden fazla firmaya kiralama modeliyle hizmet sunan yapılardır. Bunu bir alışveriş merkezine benzetiyorum; her firmanın kendi enterprise tesisini kurmasına gerek kalmadan, ihtiyacı kadar alan ve altyapı kiralayabildiği bir sistemdir. Dünyada Equinix, Digital Realty ve Vantage bu alandaki önde gelen firmalardandır. Hyperscale veri merkezleri, Amazon Web Services (AWS), Microsoft Azure ve Google Cloud gibi küresel sağlayıcıların işlettiği, çok büyük ölçekli ve yüksek performanslı tesislerdir. Web tabanlı uygulamalar, bulut servisleri ve yapay zeka gibi yoğun işlem gücü gerektiren sistemler için tasarlanırlar. Özellikle yapay zekâ yatırımlarıyla birlikte bu tip veri merkezlerinde ciddi bir büyüme söz konusu. Edge veri merkezleri ise son kullanıcıya daha yakın konumlandırılan, gecikme süresini azaltmayı hedefleyen daha küçük ve hızlı devreye alınabilen tesislerdir. Özellikle düşük latency gerektiren uygulamalarda önemli avantaj sağlarlar ve esnek yapılarıyla öne çıkarlar.

Resim Başlığı

Şantiye: Veri Merkezleri neden önem kazanıyor, nasıl bir seyir izliyor, gelecekte veri merkezi yapıları sizce nasıl olacak?

İlayda Öner Mermerbaş: Aslında veri merkezlerine olan ihtiyacın artmasının en temel sebebi, üretilen ve işlenen verinin hacminin inanılmaz boyutlara ulaşması. Dünyada sadece 1 dakika içinde gerçekleşen işlem sayısını hayal edebilmek için aşağıdaki görseli inceleyebilirsiniz.

İşlem sayılarının bu kadar artmasının yanında, üretilen verinin saklanma ihtiyacı da veri merkezlerine olan talebi ciddi şekilde artırıyor. Konuyu rakamlarla ifade ettiğimizde tablo daha net ortaya çıkıyor. Örneğin projeksiyonlara baktığımızda, 2035 yılında kaydedilecek veri miktarının 2030’un yaklaşık 3 katı, 2025’in ise 12 katı seviyesinde olacağı öngörülüyor. Bu da yalnızca işlem gücü değil, depolama ve altyapı kapasitesi açısından da çok ciddi bir büyüme anlamına geliyor. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda veri merkezi talebinin, birçok pazarda arzın üzerinde seyretmeye devam edeceğini söylemek mümkün.

Resim Başlığı

Resim Başlığı

Şantiye: Veri Merkezi projelerini diğer projelerden ayıran inşaat kalemleri var mı?  En büyük maliyet kalemi ne oluyor?

İlayda Öner Mermerbaş: Veri merkezi projeleri, diğer yapı tiplerine kıyasla disiplin dağılımı açısından oldukça farklı ilerliyor. Örneğin tipik bir projede kaba yapı tamamlandığında işin yaklaşık yüzde 30-40’ının bittiğini söyleyebiliriz. Bir otel projesinde mimari imalatlar tamamlandığında artık sona yaklaşıldığını hissedersiniz. Ancak veri merkezlerinde durum biraz farklı; işin büyük kısmı elektrik ve devamında mekanik imalatlardan oluşuyor. Dolayısıyla en büyük maliyet kalemi de genellikle elektrik oluyor.

Az önce konuştuğumuz veri artışı ve talep büyümesiyle birlikte, özellikle elektrik ekipmanlarında dünya genelinde ciddi tedarik sıkıntıları yaşandı ve hâlâ da yaşanabiliyor. Örneğin Türkiye’de veri merkezleri için jeneratör tedarik süreleri 120 haftalara kadar çıkabiliyor. Bu, bir veri merkezi projesi için gerçekten çok kritik bir süre. Üstelik bu sadece lokal değil, küresel ölçekte yaşanan bir durum.

Turner, tedarik zinciri ve ölçek kaynaklı zorlukları uzun yıllardır sahada deneyimleyen bir şirket olarak, yaklaşık 25 yıl önce stratejik bir adım atarak kendi tedarik şirketi SourceBlue’yu kurdu. SourceBlue, Turner’ın küresel iş hacmini ve ölçek ekonomisini etkin biçimde kullanarak projelere hem maliyet hem de termin açısından güçlü bir rekabet avantajı kazandırıyor. Zamanla bu yapı daha da olgunlaştı ve kapsamını genişletti. Bugün SourceBlue yalnızca Turner projelerine değil, farklı işverenlere de hizmet sunabilecek kapasiteye sahip. Türkiye’de de bu modeli projelerimiz aracılığıyla aktif şekilde uyguluyoruz. Jeneratör tedariki üzerinden somut bir örnek vermek gerekirse; birçok projemizde SourceBlue, jeneratör üreticilerinin merkezlerinde kendisine özel olarak atanmış üst düzey temsilciler aracılığıyla doğrudan temas kuruyor. Bu yakın ilişki sayesinde iptal edilen siparişlere, fabrika üretim süreçlerine ve üretim planlarında açılan kapasitelere hızlı erişim sağlanabiliyor. Böylece kritik ekipmanlarda tedarik süreleri ciddi ölçüde kısalırken, satın alma süreçleri de daha rekabetçi koşullarda tamamlanıyor. Bu yaklaşım, özellikle veri merkezi gibi zaman ve kapasite baskısının yüksek olduğu projelerde, hem program yönetimi hem de bütçe performansı açısından somut ve ölçülebilir bir katma değer yaratıyor.

Resim Başlığı

“Bir veri merkezi şantiyesinde ilk dikkat çeken şey genelde temizlik oluyor. Çünkü işin sonunda içeride çalışacak ekipman hem çok pahalı hem de hata toleransı çok düşük sistemler. Ortamda oluşabilecek basit bir toz birikimi hassas ve pahalı teknolojik ekipmanların statik elektrikten etkilenip hasar görmesine ve bu da ciddi verim kayıplarına yol açabiliyor...”

Şantiye: Veri Merkezi inşaat sürecinin zorlukları nelerdir? Veri Merkezi şantiyelerinin farklı yönleri var mı?

İlayda Öner Mermerbaş: Bir veri merkezi şantiyesini ziyaret ettiğinizde ilk dikkatinizi çeken şey genelde temizlik oluyor. Çünkü işin sonunda içeride çalışacak ekipmanlar hem çok pahalı hem de hata toleransı çok düşük sistemler. Ortamda oluşabilecek basit bir toz birikimi bile hassas ve pahalı teknolojik ekipmanların statik elektrikten etkilenip hasar görmesine ve bu da ciddi verim kayıplarına yol açabiliyor. Bu yüzden şantiye sürecinde bile temizlik ve düzen standartları oldukça yüksek tutuluyor.

Diğer taraftan, aktif bir veri merkezine giriş yapmak neredeyse bir banka kasasına girmekle eşdeğer diyebilirim. Güvenlik prosedürleri, erişim kontrolleri ve izleme sistemleri oldukça gelişmiş seviyede. Hatta Amerika ve İngiltere dahil birçok ülkede veri merkezleri “kritik ulusal altyapı” olarak tanımlanıyor. Bu nedenle hem operasyon aşamasında hem de şantiye sürecinde güvenlik önlemleri olası risklere karşı ekstra hassasiyetle uygulanıyor.

Bir diğer önemli farklılık ise iş sağlığı ve güvenliği tarafında ortaya çıkıyor. Veri merkezleri yüksek katlı yapılar ya da klasik endüstriyel tesisler olmayabilir; ancak bu durum sizi yanıltmasın. Bu şantiyeler de kendi proje tipine özgü, teknik yoğunluğu yüksek ve dikkat gerektiren iş güvenliği riskleri barındırıyor. Özellikle eş zamanlı disiplin çalışmaları, yüksek enerji altyapıları, mekanik ve elektriksel sistemlerin yoğunluğu gibi unsurlar, sahada titiz bir İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) yönetimini zorunlu kılıyor.

Turner olarak proje türü ne olursa olsun İSG taviz verilemez önceliklerimizden biri ve bu alandaki performansımızla gurur duyuyoruz. Tescilli İSG programımız Building L.I.F.E. (Living Injury Free Every Day - Her Gün Kazasız Yaşam) yaklaşımına dayanıyor ve bu modeli veri merkezlerinin kendine özgü gereksinimlerine özel olarak uyarlıyoruz. Bu disiplinli yaklaşımın somut bir göstergesi olarak AWS Hyperscale Veri Merkezi projemizde 1 milyon kişi-saatlik çalışmayı kayıp zamanlı iş kazası yaşamadan tamamladık. 2024 yılı veri merkezi projelerimizdeki TRIR oranımız ise 0,44 seviyesinde gerçekleşti. Karşılaştırma yapmak gerekirse, sektör ortalaması ne yazık ki genellikle 2-3 bandında seyrediyor. Bu tablo, veri merkezi gibi yüksek tempolu ve teknik açıdan yoğun projelerde dahi güvenlik kültürünü performansın merkezine koyduğumuzun açık bir göstergesi.

Resim Başlığı

ABD QTS Ashburn Veri Merkezi saha ziyareti

Şantiye: Yatırımcının dikkate alması gereken unsurlar neler?

İlayda Öner Mermerbaş: Colocation veri merkezlerinde yatırımcı tarafı genellikle daha işin içinde olduğu için, sürecin en kritik adımı gerçekten sağlam ve gerçekçi bir fizibiliteyle başlamak oluyor. Sadece söylentilere ya da fazla iyimser talep tahminlerine dayanarak yola çıkıldığında, ortaya çıkan proje maalesef boş kalmış bir AVM’den çok da farklı olmuyor. Bu yüzden en başta doğru lokasyonu seçmek, kapasiteyi doğru kurgulamak ve hedef müşteri kitlesini net tanımlamak büyük önem taşıyor.

Fizibilite aslında sadece bir arsa bulup, üzerine proje geliştirmek değil. Seçilen lokasyonun fay hatlarına mesafesi, önümüzdeki 50 yıl içinde sel veya benzeri afet riskleri, enerji arzının sürdürülebilirliği, fiber altyapı imkanları gibi birçok teknik ve çevresel parametre detaylı şekilde analiz edilmeli. Son dönemde özellikle fizibilite çalışmalarında bizimle ilerlemek isteyen yatırımcı sayısında belirgin bir artış görüyoruz. Bu da sektörün artık daha bilinçli, daha veri temelli ve uzun vadeli bakış açısıyla yatırım kararları almaya başladığını gösteriyor.

Resim Başlığı

Şantiye: Turner’ın bu konudaki hizmetleri neler ve dünyada-Türkiye’de dahil olduğunuz projelerden örnekler verebilir misiniz?

İlayda Öner Mermerbaş:Tabii, kısaca Turner’dan bahsederek başlayayım... Turner, Boğaziçi Köprüsü’nün de yüklenicisi olan HOCHTIEF bünyesinde yer alıyor. HOCHTIEF ise Leighton, CIMIC, Dragados, Dornan gibi global şirketleri kapsayan ve yaklaşık 157 bin çalışanı bulunan İspanyol ACS Grubu’nun bir iştiraki. Yani aslında oldukça güçlü ve dünya çapında bir organizasyonun parçasıyız.

Turner uzun yıllardır Amerika’nın en büyük ana yüklenicisi konumunda; bu başarıyı her yıl yayımlanan ENR listelerinden de net şekilde görebiliyoruz. 18 yıldır en fazla yeşil bina yapan yüklenici durumundayız. 2023’te veri merkezi alanında birinci sıradaydık ve bu alanda istikrarlı şekilde ilk beş içinde yer alıyoruz. Amerika ve Kanada’nın yanı sıra Türkiye, İngiltere, Malezya, Hindistan ve Vietnam gibi farklı coğrafyalarda da proje yönetimi hizmeti veriyoruz.

Turner’ı birçok kişi yüksek yapılarla tanıyor olabilir. Dünyanın en yüksek 100 binasından 11’inde Turner imzası var; Burj Khalifa ve Merdeka 118 bunlardan sadece ikisi. Ancak son yıllarda özellikle Amerika’daki portföyümüz ciddi şekilde veri merkezlerine kaydı. Bugün yaklaşık 30 milyar dolarlık yıllık iş hacmimizin yüzde 29’unu veri merkezleri oluşturuyor.

Teknoloji devlerinin büyük kısmı Amerika merkezli olduğu için, dünyadaki veri merkezlerinin neredeyse yarısı da ABD’de konumlanıyor. Hatta ABD, veri merkezi sayısında en yakın ülkenin yaklaşık on katı seviyesinde. Apple, Meta, Google, Microsoft, AWS, Vantage ve Oracle gibi şirketler, hyperscale veri merkezi tarafında birlikte çalıştığımız firmalar arasında yer alıyor. Meta’nın ABD’nin Indiana eyaletinde hayata geçireceği 10 milyar dolarlık veri merkezi kampüsü projesinin yüklenici firmalarından biriyiz. Yaklaşık 350 bin metrekare büyüklüğünde bir alana yayılacak kampüs, 1 GW kapasitesiyle Meta’nın temel iş alanlarını ve yapay zekâ altyapısını destekleyecek. Projenin inşaat sürecinde en yoğun dönemde 4.000’den fazla kişiye istihdam sağlanması, işletme aşamasında ise yaklaşık 300 kalıcı pozisyon yaratılması bekliyoruz. Projeyle ilgili detaylı bilgi: https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7429444948321603585

Projelerin detaylarına gizlilik nedeniyle değinemiyorum; ancak kapasite açısından tabloyu özetlemek isterim. Son beş yılda tamamladığımız veri merkezlerinin toplam kurulu gücü 3,5 GW’ı aşmış durumda. Buna ilave olarak, 8,5 GW’lık proje portföyümüz şu anda aktif olarak inşa ediliyor. Bu ölçek, yalnızca operasyonel gücümüzü değil, aynı zamanda küresel veri merkezi pazarındaki güçlü ve stratejik konumumuzu da net biçimde ortaya koyuyor. Kıyas yapmak adına Türkiye örneğini verebilirim: Türkiye’nin 2030 yılı için hedeflediği toplam veri merkezi kapasitesi yaklaşık 1 GW seviyesinde. Bu karşılaştırma, küresel ölçekte ne kadar büyük bir pazarda çalıştığımızı ve sektörün hâlâ ciddi bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu açıkça gösteriyor. Ancak Türkiye’nin ivmeli şekilde büyüyeceğini düşünüyoruz. Yapay zekânın yaygınlaşmasıyla kapasite ihtiyacı ciddi şekilde arttı. Bunun yanında ülkemiz enerji kapasitesi ve maliyetleri açısından birçok ülkeye kıyasla rekabetçi durumda. Bu da yabancı yatırımcıların ilgisini çekiyor. Equinix, Damac, Khazna, Google ve Gulf Data Hub gibi önemli oyuncuların yatırımlara başlamış olması, önümüzdeki dönemde pazarın daha da büyüyeceğinin sinyali.

Turner olarak Türkiye’de uzun yıllardır proje yönetimi hizmeti sunuyoruz. 130 profesyonelden oluşan ekibimizle fizibiliteden başlayıp işletme aşamasına kadar uzanan geniş bir kapsamda işverenlerimize destek veriyoruz. Veri merkezlerinde proje yönetiminin önemi daha da artıyor çünkü metrekare başına yatırım maliyeti oldukça yüksek ve özellikle colocation ile enterprise projelerde devreye alma tarihleri esnek değil. Olası bir gecikme ciddi mali sonuçlar doğurabiliyor.

Türkiye’de Equinix ile üçüncü veri merkezi projemizi yönetiyoruz. Bunun yanında Equinix ile Kanada ve farklı bölgelerde de çalıştık. Önümüzdeki dönem için hem mevcut hem de yeni işverenlerle görüşmelerimiz devam ediyor.

Resim Başlığı

Resim Başlığı

Resim Başlığı

Resim Başlığı

Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları
Daha iyi yapılar için...
8 Nisan 2026


Türkiye'nin en ESKİ ve en çok ZİYARET EDİLEN şantiyesi: ŞANTİYE®...  
İnşaata dair "KAYDADEĞER" ne varsa... 1988'den bu yana...

Şantiye®nin ürettiği, derlediği ve yayınladığı içeriklerde öncelik “KAMUSAL YARAR”dır... 
Ve yayınlanan içeriğin “ÖZEL” olmasına özen gösterilir...

BASILI DERGİ + E-DERGİ + SANTİYE.COM.TR + SOSYAL MEDYA + DİJİTAL PLATFORMLAR... 

İnşaat sektörünün buluşma noktası Şantiye®, “Güven”i temsil eden “Basılı bir Yayın” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 100 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla inşaat sektörünün en önemli iletişim platformlarından biri olmaya her ortamda devam ediyor... 1988'den bu yana...

Şantiye® ayrıca yapı sektörüne "Şantiye'nin Yıldızı Ödülü", "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi / Teknolojisi Ödülü" ve "Şantiyeden Kareler Fotoğraf Yarışması" gibi farklı organizasyonlarla da katkı sunuyor. 

Şantiye®nin son sayısı da dahil 1988 yılından bugüne kadar yayınlanan TÜM SAYILARINA E-Dergi olarak göz atmak için lütfen tıklayın... 

Şantiye®, başta ABONELERİ olmak üzere 2020-2026 yıllarında ilan veren firmalar ABS Yapı, Akyapı, Alumil, Anadolu Motor (Honda), Alkur, Ak-İzo, Altensis, Arbiogaz, Aremas, Arfen, Artus, Assan Panel, Asteknik, Atos, Batıçim, Baumit, Bentley Systems / Seequent, Betek, Betonblock, Bonus Yalıtım, Borusan CAT, Bosch Termoteknik, Bostik, BTM, Buderus, Bureau Veritas, Chryso, Çimsa, Çuhadaroğlu, Çukurova Isı, Deutsche Messe, Duyar Vana, DYO, Egepen Deceuninck, Efectis ERA, Ekomaxi, Elkon, Emülzer, Eryap, Filli Boya, Fixa, Fullboard, Form Endüstri Ürünleri, Form Endüstri Tesisleri, Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) Klima, Garanti Leasing, GF Hakan Plastik, Gökçe Brülör, Grundfos, Hannover Fairs, Hilti, IQ Alüminyum (by Deceuninck), İNKA, İntek, İpragaz, İstanbul Teknik, İzocam, İzoser, Kalekim, Knauf, Knauf Insulation, Komatsu, Köster, Kuzu Grup, LG, Marubeni, Masdaf, Master Builders Solutions, MBI Braas, Meiller Kipper (Doğuş Otomotiv), Messe Frankfurt, Messe München/Agora Tur., Mekon, Mitsubishi Chemical, Molecor, Nalburdayim.com, NETCAD, ODE, Ökotek, Özler Kalıp, Özpor, Panasonic, PERI, Pimakina, Pimapen, Polyfibers, Polyfin, Prefabrik Yapı / Hekim Yapı, Prometeon, Ravago, Rehau, Saint Gobain Türkiye, Samsung, Saray Alüminyum, Schüco, Scania, Selena (Tytan), Sentez Mekanik, Serge Ferrari, Shell, Siemens, Sistem İnşaat, Soudal, Sika, Şişecam, Temsa, TMS, Tekno Yapı, Türk Ytong, Tremco illbruck, Vaillant, Vekon, Viessmann, Wermut, Wielton, Wilo, Winsa, XCMG, Xylem ve ZF'nin değerli katkılarıyla hazırlanmaktadır.

ABONE OLMAK İÇİN
Bir yıllık abonelik bedelimiz olan 2.400 TL (6 Sayı, KDV Dahil)'yi TR70 0001 0008 5291 9602 1550 01 IBAN no’lu hesabımıza (Ekosistem Medya) yatırıp; ardından dekontu, açık adresinizi ve fatura bilgilerinizi (şahıs ise TC kimlik no; firma ise vergi dairesi-numarası) santiye@santiye.com.tr adresine e-posta veya 0532 516 03 29 no’lu telefona WhatsApp / SMS aracılığıyla ulaştırabilirsiniz. 

E Dergi
E Dergi
E Dergi
  • AJANDA
  • 10 Soruda Savaşın Ortasında, Ortadoğu’daki Şantiyeler

    28 Mart 2026 / 10.00

  • 10 Soruda Sürdürülebilir Cephelerde Ahşap

    13 Mart 2026 / 11.00

  • 10 Soruda Seramik Yünü

    31 Mart 2026 / 11.00

  • 10 Soruda Yapılarda Ahşap

    27 Şubat 2026 / 11.00

  • 10 Soruda Otel Yangınları

    25 Şubat 2026 / 10.30

BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN

Şantiye Dergisi

HAKKIMIZDA

İNŞAAT sektörünün buluşma noktası ŞANTİYE®, “GÜVEN”i temsil eden “BASILI BİR YAYIN” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 100 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla yapı sektörünün en önemli iletişim platformlarından ve veri kaynaklarından biri olmaya DİJİTAL ORTAMLARDA DA devam ediyor... 1988'den bu yana basılı yayıncılıkta olduğu gibi...

KURUMSAL

  • Hakkımızda
  • Künye & Abonelik
  • Kişisel Veriler Aydınlatma Metni

KATEGORİLER

  • Haberler
  • Teknik
  • Röportaj
  • Ürün & Sistem
  • Proje
  • Makale
  • Rapor
  • Güncel
  • Ajanda

© 2024 santiye.com.tr - Tüm hakları saklıdır.

  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • İletişim
  • Kişisel Veriler Aydınlatma Metni