Şantiye Dergisi 383. Sayı (Eylül-Ekim 2020)

İnş. Müh. Beste Ardıç Arslan BESTART İnş. Müh. ve İSG Tic. Ltd. Şti. 102 EYLÜL-EKİM 2020 İ nşaat sektörü, teknolojideki deği- şikliklerden ve işin en iyi şekilde nasıl yapılacağına ilişkin değişen tutumlardan etkilenerek sürekli gelişmektedir. Bu gelişime İş Sağlığı ve Güvenliğinin (İSG) de dahil edilmesi, global pazarda Türk inşaat firmaları- nın tek rekabet gücünü “Ucuz İşgücü” ya da “Ucuz İş” olmaktan çıkarma yo- lunda ciddi katkılar sağlayacaktır. Ge- lişmiş ülkelerde inşaat profesyonelleri güvenlik, imalat ve kalitenin ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olduğunun farkı- na vardılar ve yasal uyumluluğun öte- sine geçen, sahadaki çalışanları koru- maya yönelik daha aktif bir yaklaşım benimseyen programları uygulamaya geçtiler. Bu yazıda İSG, Kalite ve İmalat, bir- likte aktif olarak yönetilmesi gereken unsurlar olarak sunulmakta, global yapı iş kolundaki iyi uygulamalar refe- rans alınarak inşaat yöneticilerinin ve karar vericilerin bu süreçte, sözleşme yönetimi ve satın alma proseslerine İş Sağlığı ve Güvenliğini ne şekilde enteg- re edebilecekleri tartışılmaktadır. Ölüm ve yaralanmalar öngörülebilir ve önlenebilir Esasen iş kazalarının, meslek has- talıklarının ve işe bağlı hastalıkların nedenleri biliniyor; ve inşaatta mey- dana gelen tüm ölüm ve yaralanmalar öngörülebilir ve önlenebilir (1). Proje- lerde, İş Sağlığı ve Güvenliğini iyileştir- mek için uygun bir yasal çerçeve, etkili bir denetim mekanizması, işçilerin ve formen, mühendis gibi ilk amirlerin eğitimi, çalışma saatlerine ilişkin dü- zenlemeler ve iş sağlığı hizmetlerinin erişilebilirliği dahil olmak üzere birçok önlemin gerekli olduğu kabul edilmek- tedir. Bu önlemler mevcutsa ve yasal yükümlülükleri yerine getiriyorsa dahi satın alma prosedürleri ve sözleşme yönetiminde İSG unsurlarının doğru ve detaylı şekilde ele alınmış olması, İSG standardını yükseltme potansiyeli yaratacak önemli mekanizmalar ola- rak karşımıza çıkacaktır. Pek çok ülkenin İSGmevzuatı, yapı iş kolundamal sahibi de dahil tümpay- daşları sorumlu tutmaktadır (2). Ülke- mizdeyse “Mal Sahibi” yasal olarak proje İSG planlamasından ve uygu- lanmasından sorumlu tutulmamakta ve bu da İSG’in yapı iş kolunda aktif olarak uygulanması ile ilgili bir sıkıntı olarak karşımıza çıkmaktadır (3). Bahsi geçen sıkıntıya rağmen inşaat projele- rinde “Sözleşme Yönetimi”, yüklenici, alt yüklenici, müşavir gibi diğer pay- daşların, İSG sorumluluğunun ilgili tüm taraflarca ciddiye alınmasını sağlaması açısından kritiktir. Öte yandan şantiyelerde İSG uygu- lamalarının sağlanmasının denetimler yolu ile yasal otoritelerin sorumlulu- ğunda olduğu şeklinde yaygın görüşe rağmen tümülkede yer alan çok sayıda projenin hepsinin denetlenmesi pratik olarak, yakın ve orta vadede mümkün değildir. Bu bağlamda, sözleşme yöne- timi ve satın alma süreçleri mevzuata, varsa kreditörlerin hüküm ve koşulla- rına uyum sağlamak için tamamlayıcı mekanizmalar olarak görülebilir. Halihazırda ülkemizde inşaat işle- rinin ihale edilmesi için en yaygın pro- sedür, fiyat bazında değerlendirilen re- kabetçi ihalelerdir. İşçiliğin, maliyetin İŞ GÜVENLİĞİ Yapı İş Kolunda Proje Yönetim Araçlarına İSG Entegrasyonu

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=