Şantiye Dergisi 386. Sayı (Mart-Nisan 2021)

letilen GPS donanımlı otobüslerden toplanan anlık verilerden yararlana- rak, meydana gelen kaza veya arızanın yer ve zamanını kısa sürede ve doğru olarak belirlemek için bir algoritma geliştirdik. Her yöne birer şerit tahsis edilmiş olduğu için Metrobüs trafiği kaza ve arızalara karşı çok duyarlı. Bu tür olayların kısa sürede algılanıp mü- dahale edilmesi, tıkanıklık nedeniyle ortaya çıkan gecikmeleri azaltmak için gerekli. İstanbul Boğazı’nı geçen raylı sis- tem projeleri ulaşım ana planında tanımlanmıştı. 2023 yılına kadar bu projelerden en az birinin inşa edilme- si gerekiyordu. Ancak kentteki diğer birçok raylı sistem projesi gibi Boğaz geçişi projeleri de yapılamadı. Uzman görüşlerine dayanan bir matematiksel yöntem kullanılarak bu projelerin ön- celiklerinin güncellenmesine ilişkin bir çalışma da halen gündemimizde. Ulaş- tırma altyapı ve hizmetlerinin sürdürü- lebilirlik anlayışıyla hayata geçirilmesi için farkındalık yaratmak ve uygulama- ların bu anlayışla yapılması için öneri- ler geliştirmek amacıyla etkinliklerde bulunmak da başlıca çalışma konula- rımız arasında. Şantiye: Ulaştırma sektörüne ya- kın gelecekte fayda sağlayabilecek güncel araştırmalar hakkında bilgi alabilir miyiz? Değerli bulduklarınız hangileri? Prof. Dr. İsmail Şahin: Bir önce- ki soruyla da bağlantılı olarak devam edelim... “Sürdürülebilir Kalkınma” çerçevesinde ele alınan “Sürdürülebi- lir Ulaştırma” için ilkeler benimsenme- li ve uygulanmalıdır. Ulaştırmanın her türünde “Güvenlik” ve “Verimlilik”, te- mel değerlendirme ölçütleridir. Geliş- mekte olan akıllı ulaştırma sistemleri, bu iki ölçütü artırmaya dönük teknolo- jik yenilikleri içerir. Yenilenebilir enerji kaynaklarını çeşitlendirmenin yanında ulaştırmada enerji tüketimini verimli hale getirmek için de yeni teknoloji- ler geliştiriliyor. Fosil kökenli yakıtla- rın tüketiminden uzaklaştıkça, küresel ısınmanın ana tetikleyicilerinden olan sera gazı salımları azalıyor. Ulaştırma sektörünün küresel iklim değişikliğin- deki payı, enerji üretim sektörünün ar- dından ikinci sırada. Hâlbuki ulaştırma amaç değil, sadece bir araçtır. Yolcu- luk yapmak veya yük nakletmek için ulaştırma altyapılarını kullanır ve hiz- metlerinden yararlanırız. Bunun için planlama kararları bu gereksinimleri azaltacak şekilde alınmalıdır. Diğer bir deyimle, ulaştırma büyüklüklerini (ta- lep hacimlerini ve seyahat uzunlukla- rını) olabildiğince azaltmak, sürdürü- lebilir ulaştırmanın başlıca amaçları arasındadır. Tüm bunlar sorumluluk paylaşımı gerektirmektedir. Bireylerin sorumlu davranışlar geliştirmesi, ya- nında kamu ve özel kuruluşların sos- yal sorumlulukla uyumlu uygulama- ları şarttır. Bunun için, burada sayılan paydaşların ülke yönetiminin yapacağı liderliğe ve yol göstericiliğine ihtiyaç- ları vardır. Şantiye: Ülkenin ulaştırma proje- leri hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Sorunlar ve çözüm yollarını özetleye- bilir misiniz? Prof. Dr. İsmail Şahin: Ulaştırma, ülkemizin sabit sermaye yatırımları içinde önemli bir paya sahip. Çoğun- lukla kamu yatırımları olan altyapı pro- jeleri, ödenen vergilerle genel ve yerel bütçe içinden finanse ediliyor. Ulaştır- ma yatırımlarını ülke yönetiminin poli- tik tercihleri yönlendirir. Cumhuriyetin ilanından 1950 yılına kadar demiryolu yatırımlarına öncelik verilmişken, iz- leyen yıllarda ülke yönetimi tercihini ağırlıklı olarak karayolu yatırımların- dan yana kullanmıştır. Bu politika de- ğişikliği nedensiz değildir. ABD, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kendi sınır- ları içinde başlattığı karayolu yatırım- ları hamlesini, dünyadaki diğer ülkele- re ihraç etmeye başlamıştır. Marshall Planı kapsamında dünya genelinde yapılan hibe ve yardımlardan ülkemiz de payına düşeni almıştır. Ancak bu yardımlar karşılıksız yapılmamış, kar- şılığında ülkenin Cumhuriyet’ten bu yana benimsenen ulaştırma politika- sını değiştirmesi istenmiştir. Böylece karayolu ve otomotiv ağırlıklı yatırım- lar dönemi başlamıştır. Bu ulaştırma politikası büyük ölçüde günümüzde de sürmektedir. Ulaştırma altyapı yatırımları paha- lıdır, tercihlerin doğru yapılmasını ge- rektirir. Yakın zamanda tamamlanan duble yol inşaatlarıyla ülke genelin- deki 2 şeritli şehirlerarası karayolları bölünmüş çok şeritli yollara dönüştü- rülmüştür. Ülkemizde meydana gelen şehirlerarası karayolu kazalarını azalt- mayı amaçlayan büyük ölçekli bu yatı- rımlar beklentiyi maalesef yeterli ölçü- de karşılamamıştır. Ülkemizin büyük kentlerinde yaşa- nan erişme sorunları ve darboğazlar yatırım önceliği beklemektedir. Top- lu taşıma ve raylı sistem yatırımlarıyla etkin bir şekilde çözülebilecek bu so- 91 MART-NİSAN 2021 RÖPORTAJ

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=