İnşaat projelerinde uyuşmazlıkların önemli bir kısmı teknik yetersizlikten değil, "belirsiz" ve "uygulanamaz" sözleşme hükümlerinden doğar. Sözleşme, riskin tanımlandığı ve taraflar arasında dağıtıldığı bir “yönetim sistemi”dir. Metindeki belirsizlik arttıkça sahada yorum artar; yorum arttıkça kararlar kişiselleşir; kişiselleşen kararlar zaman ve maliyet kaybı üretir. "Red Flag / Kırmızı Bayrak" ise, sözleşmede ileride uyuşmazlığa dönüşebilecek belirsizlik ve dengesizlikleri işaret eden uyarı niteliğindeki ifade ve durumlardır...
İnş. Y. Müh. Şükrü Yılmaz
Teknik Ofis Müdürü, UET Construction LLC, Taşkent / Özbekistan
“Red flag” (kırmızı bayrak), sözleşmede ileride uyuşmazlığa dönüşebilecek belirsizlik ve dengesizlikleri işaret eden uyarı niteliğindeki ifade ve durumlardır. Başka bir deyişle, “Bu madde böyle kalırsa para, süre, kalite, sorumluluk veya hukuki sonuçlar açısından ileride başımızı ağrıtabilir” dedirten riskli noktalara dikkat çeker.
Trafikte ya da denizde kırmızı bayrak nasıl tehlike/uyarı anlamına geliyorsa, sözleşmede de aynı mantıkla riskli alanları gösterir; netleştirilmesi ve yönetilmesi gereken bölgelere yön verir.
Sözleşme, neden bir risk yönetimidir?
İnşaat projelerinde uyuşmazlıkların önemli bir kısmı teknik yetersizlikten değil, belirsiz ve uygulanamaz sözleşme hükümlerinden doğar. Sözleşme, riskin tanımlandığı ve taraflar arasında dağıtıldığı bir “yönetim sistemi”dir. Metindeki belirsizlik arttıkça sahada yorum artar; yorum arttıkça kararlar kişiselleşir; kişiselleşen kararlar zaman ve maliyet kaybı üretir (Ölçülemeyen hüküm, yönetilemeyen risk demektir).
1) TANIMLAR – Kritik kavramların tanımsız bırakılması
Bir sözleşmede “kabul", “tamamlama", “kusur", “değişiklik", “talimat” gibi kavramlar açıkça tanımlanmamışsa, gelecekte aynı kelime farklı kişiler tarafından farklı şekilde anlaşılabilir. Uygulamada bu durum genellikle kabulün gecikmesine, ödeme durmasına ve işin “tamam mı değil mi” tartışmasına dönüşür. Böyle bir durumda yüklenici açısından olası hak talepleri, kabul gecikmesine bağlı süre uzatımı, şantiye genel giderleri ve sözleşme izin veriyorsa gecikmiş ödeme faizi şeklinde ortaya çıkabilir.
Bu sorunun çözümü, kabulün test ve tutanakla bağlantılı olduğu ölçülebilir tanımlar yazmaktır (Tanım zayıfsa, sözleşmenin tamamı zayıflar).
2) DOKÜMAN ÖNCELİĞİ – Çizim / şartname / teklif çelişkisi
Dokümanların hangisinin üstün olduğu yazılmamışsa, çelişki anında iş durur. Örneğin çizimde C30, şartnamede C35 yazıyorsa beton dökümü bekler; bekleme ekipman ve işçilik verimsizliğine dönüşür. Yüklenici burada çelişki bildirimi (RFI) ve yazılı talimat talebiyle süreci kayıt altına almalı; gecikmenin program etkisini teknik olarak göstermelidir. Olası talepler EOT ve bekleme maliyetleridir.
Çözüm, “Order of Precedence” maddesi ve çelişki çözüm prosedürüdür (Doküman önceliği yoksa, doğruyu teknik değil güç belirler).
3) KAPSAM BELİRSİZLİĞİ – “Her şey dahil” dili
“Her şey dahil” ölçülebilir değildir; ölçülemeyen kapsam sınırsız sorumluluk üretir. Sahada bu, geçici işler, izinler, altyapı bağlantıları, test-devreye alma gibi arayüzlerde sorunlara yol acar. Yüklenici çoğu kez fiyatlamadığı işleri yapmak zorunda kalır. Olası talepler değişiklik bedeli, öngörülmeyen iş gerekçesiyle ilave ödeme ve gecikme varsa süre uzatımıdır.
Çözüm; kapsamın dahil-hariç-aratüz mantığında yazılması ve varsayımların eklenmesidir (Sınırı olmayan işin fiyatı da sınırı olmaz).
4) TEKNİK ŞARTNAME UYUŞMAZLIĞI – Uygulanamaz standart ve koşullar
Şartname teorik olarak doğru olabilir ama ülkede tedarik yoksa, onay süreçleri gerçekçi değilse veya test yöntemleri uygulanamıyorsa proje daha başlamadan gecikir. Bu durumda hak talepleri; onay gecikmesi nedeniyle süre uzatımı, eşdeğer ürün onayı için değişiklik ve tedarik kaynaklı maliyet farkları olabilir. Çözüm; eşdeğer ürün mekanizması, onay süre limitleri ve gecikme etkisinin raporlanacağı prosedürdür (Uygulanamayan şartname kalite değil, takvim krizi üretir).
5) DEĞİŞİKLİK PROSEDÜRÜ – Yazılı talimat ve etki analizi olmaması
Değişiklik yönetimi yoksa proje kontrolü yoktur. Revize çizim geldiğinde işin bedeli ve süresi tartışılır hale gelir; hele talimat yazılı değilse ispat zayıflar. Olası talepler; değişiklik bedeli, yeniden iş maliyeti, verimsizlik, ek genel giderler ve EOT’tur.
Çözüm; yazılı talimat zorunluluğu, fiyat-süre etki analizi ve onay akışıdır (Değişiklik kaçınılmazdır; farkı yaratan değişikliğin kaydıdır).
6) METRAJ / ÖLÇÜM KURALLARI – Ölçüm standardı ve toleransların belirsizliği
Metraj yöntemi net değilse bir taraf çizimden, diğer taraf sahadan ölçer; hakedişler tartışmalı hale gelir. Sonuç ödeme gecikmesi ve alacak ihtilafıdır. Olası talepler; eksik ödeme itirazı, ölçüm tutanağı talebi ve ödeme gecikmesine bağlı finansal zararlar olabilir.
Çözüm; ölçüm standardı, ortak ölçüm tutanakları ve toleransların yazılmasıdır. (Ölçüm standardı yoksa hakediş “yorum” olur.)
7) ÖDEME ŞARTLARI – Hakediş takviminin muğlaklığı
Hakedişin ne zaman sunulacağı, kim tarafından kaç günde onaylanacağı ve ödemenin hangi vadede yapılacağı net değilse nakit akışı bozulur. Şantiye nakit akışıyla yaşar; bu bozulunca üretim de bozulur. Olası talepler temerrüt faizi, gecikmiş ödeme tazmini ve bazı sözleşmelerde askıya alma hakkıdır.
Çözüm; gün bazlı ödeme takvimi ve gecikmenin sonuçlarını objektif hale getiren hükümlerdir (Ödeme belirsizliği, teknik işi finansal krize çevirir).
8) AVANS / TEMİNAT / KESİNTİ – Oranların dengesizliği ve iade koşullarının belirsizliği
Aşırı teminat ve kesinti, risk yönetimi değil finansal yüklemedir. Teminatın ne zaman iade edileceği net değilse teminat yıllarca “donuk kaynak” olur. Olası talepler teminat iadesi, haksız kesinti itirazı ve gecikmeye bağlı finansal zararlar olabilir.
Çözüm; teminatın kısmi iade takvimi ve açık şartlarıdır (Teminat güvence olmalı; süresiz yük olmamalı).

12) BİLDİRİM SÜRELERİ – Hak düşürücü aşırı kısa süreler
3–7 gün gibi süreler sahada kaçırılır; kaçınca hak kaybı oluşur. Bu durum teknik meseleyi prosedür krizine dönüştürür.
Çözüm; iki aşamalı bildirimdir: erken uyarı + detaylı dosya. Olası taleplerin sürdürülebilir olması için kayıt disiplinini güçlendirmek gerekir (Hak kaybının en hızlı yolu, “bildirim gecikmesi”dir).
15) SORUMLULUK – Sınırsız sorumluluk ve dolaylı zararlar
“Her türlü zarar” gibi kapsamı sınırsız ifadeler sigorta uyumsuzluğu yaratır. Bu durumda risk kurumsal varlığa yüklenir.
Çözüm; toplam sorumluluk tavanı ve dolaylı zarar istisnasıdır. Olası ihtilaflarda savunma pozisyonu zayıflar (Sigortanın karşılamadığı risk, şirketin bilançoya yazdığı risktir).
Üç Bilimsel İlke: "Ölçülebilirlik", "Prosedür" ve "Kayıt"
Bu 15 kırmızı bayrağın ortak kökü "belirsizliktir".
Belirsizlik; ölçülebilirlik, prosedür ve kayıt disiplininin zayıf olduğu yerlerde büyür. İyi bir hak talebi (claim) dosyası; günlük raporlar, RFI’lar, yazılı talimatlar, fotoğraflar, baseline program ve revizyonlarla güçlenir. Program etkisi kritik yol analiziyle, maliyet etkisi ise şantiye genel giderleri, bekleme, verimsizlik ve yeniden iş kalemleriyle teknik olarak gösterildiğinde, talep “şikâyet” olmaktan çıkar ve mühendislik temelli bir değerlendirmeye dönüşür (Haklı olmak önemlidir; ama kayıtlı olmak belirleyicidir).
İyi bir sözleşme, kimsenin birbirine karşı çıkmayacağı anlamına gelmez. İyi bir sözleşme, olası anlaşmazlıkların ortaya çıkabileceği alanları önceden belirleyerek, ölçülebilir kriterlerle sınırlar koyar. Bir sözleşmede tanımlar, dokümanların önceliği, proje kapsamı, değişiklik prosedürleri, ölçüm sistemi, ödeme koşulları ve gecikme durumunda uygulanacak kurallar gibi konular önemlidir. Bu konular, bir şantiyede zaman ve para açısından en hızlı değişen başlıklardır. Bu sebeple, bir sözleşme imzalanmadan önce yapılacak kısa ve düzenli bir inceleme, çoğu projede aylarca sürebilecek bir anlaşmazlığın maliyetini sıfıra indirebilir.
Önerim, her projede “15 red flag kontrolü”nün standardize edilmesi, kritik maddelerin ölçülebilir hale getirilmesi ve özellikle değişiklik–onay–bildirim–kayıt zincirinin prosedürle güçlendirilmesidir. Çünkü sahada haklı olmak önemlidir; fakat haklılığı taşıyan şey her zaman kayıttır.
Saha Uygulaması 1
Çizim / Şartname Çelişkisi: Beton sınıfı nedeniyle 10 gün bekleme
Bir projede çizimde beton sınıfı C30, şartnamede C35 yazdığı için beton dökümü durduruldu. İdareden yazılı talimat beklenirken kalıp-demir ekipleri ve pompa organizasyonu beklemeye geçti; zincirleme olarak bir sonraki imalatlar kaydı. Yüklenici, çelişkiyi fark ettiği gün RFI ile resmi bildirim yaptı, günlük raporlara “bekleme”yi işledi, ekipman ve işçilik bekleme kayıtlarını tuttu ve gecikmenin kritik yolu etkilediğini program analizinde gösterdi. Bu dosyada talep; süre uzatımı (EOT) ve bekleme kaynaklı maliyetler üzerinden kuruldu. Çözüm önerisi olarak sözleşmeye “doküman öncelik sırası” ve çelişki halinde talimatın belirli süre içinde verilmesi hükmü eklendi.
Saha Uygulaması 2
Onay Gecikmesi + Hızlandırma: Bitiş tarihi sabit, maliyet arttı
Bir projede malzeme onayı yaklaşık bir ay gecikti. Ancak işveren bitiş tarihini değiştirmedi ve hızlandırma istedi. Yüklenici fazla mesaiye geçti, ek ekip kurdu, tedariki pahalı lojistikle hızlandırdı. Bu senaryoda kritik mesele şuydu: gecikme yüklenici kusurundan değil, onay gecikmesinden doğmuştu. Dolayısıyla ya EOT verilmeli ya da hızlandırmanın maliyeti karşılanmalıydı. Yüklenici, fazla mesai bordroları, ek ekipman kiraları, verim düşüşü kayıtları ve program revizyonu ile hızlandırmanın etkisini teknik olarak ortaya koydu. Sonuçta hızlandırma bedeli üzerinden anlaşma sağlandı; sözleşmeye de onay süre limitleri ve hızlandırma talimatının yazılı verilmesi hükmü eklendi.

Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları
Daha iyi yapılar için...
1 Şubat 2026
Türkiye'nin en ESKİ ve en çok ZİYARET EDİLEN şantiyesi: ŞANTİYE®...
İnşaata dair "KAYDADEĞER" ne varsa... 1988'den bu yana...
Şantiye®nin ürettiği, derlediği ve yayınladığı içeriklerde öncelik “KAMUSAL YARAR”dır...
Ve yayınlanan içeriğin “ÖZEL” olmasına özen gösterilir...
BASILI DERGİ + E-DERGİ + SANTİYE.COM.TR + SOSYAL MEDYA + DİJİTAL PLATFORMLAR...
İnşaat sektörünün buluşma noktası Şantiye®, “Güven”i temsil eden “Basılı bir Yayın” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 100 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla inşaat sektörünün en önemli iletişim platformlarından biri olmaya her ortamda devam ediyor... 1988'den bu yana...
Şantiye® ayrıca yapı sektörüne "Şantiye'nin Yıldızı Ödülü", "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi / Teknolojisi Ödülü" ve "Şantiyeden Kareler Fotoğraf Yarışması" gibi farklı organizasyonlarla da katkı sunuyor.
Şantiye®nin son sayısı da dahil 1988 yılından bugüne kadar yayınlanan TÜM SAYILARINA E-Dergi olarak göz atmak için lütfen tıklayın...
Şantiye®, başta ABONELERİ olmak üzere 2020-2025 yıllarında ilan veren firmalar ABS Yapı, Akyapı, Alumil, Anadolu Motor (Honda), Alkur, Ak-İzo, Altensis, Arbiogaz, Aremas, Arfen, Artus, Assan Panel, Asteknik, Atos, Batıçim, Baumit, Bentley Systems / Seequent, Betek, Betonblock, Borusan CAT, Bosch Termoteknik, Bostik, BTM, Buderus, Bureau Veritas, Chryso, Çimsa, Çuhadaroğlu, Çukurova Isı, Deutsche Messe, Duyar Vana, DYO, Efectis ERA, Ekomaxi, Elkon, Emülzer, Eryap, Filli Boya, Fixa, Fullboard, Form Endüstri Ürünleri, Form Endüstri Tesisleri, Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) Klima, Garanti Leasing, GF Hakan Plastik, Gökçe Brülör, Grundfos, Hannover Fairs, Hilti, IQ Alüminyum (by Deceuninck), İNKA, İntek, İpragaz, İstanbul Teknik, İzocam, İzoser, Kalekim, Knauf, Knauf Insulation, Komatsu, Köster, Kuzu Grup, LG, Marubeni, Masdaf, Master Builders Solutions, MBI Braas, Meiller Kipper (Doğuş Otomotiv), Messe Frankfurt, Messe München/Agora Tur., Mekon, Mitsubishi Chemical, Molecor, Nalburdayim.com, NETCAD, ODE, Ökotek, Özler Kalıp, Özpor, Panasonic, PERI, Pimakina, Polyfibers, Polyfin, Prefabrik Yapı / Hekim Holding, Prometeon, Ravago, Rehau, Saint Gobain Türkiye, Samsung, Saray Alüminyum, Schüco, Selena (Tytan), Sentez Mekanik, Serge Ferrari, Shell, Siemens, Sistem İnşaat, Soudal, Sika, Şişecam, Temsa, TMS, Tekno Yapı, Türk Ytong, Tremco illbruck, Vaillant, Vekon, Viessmann, Wermut, Wielton, Wilo, Winsa, XCMG, Xylem ve ZF'nin değerli katkılarıyla hazırlanmaktadır.
ABONE OLMAK İÇİN
Bir yıllık abonelik bedelimiz olan 2.400 TL (6 Sayı, KDV Dahil)'yi TR70 0001 0008 5291 9602 1550 01 IBAN no’lu hesabımıza (Ekosistem Medya) yatırıp; ardından dekontu, açık adresinizi ve fatura bilgilerinizi (şahıs ise TC kimlik no; firma ise vergi dairesi-numarası) santiye@santiye.com.tr adresine e-posta veya 0532 516 03 29 no’lu telefona WhatsApp / SMS aracılığıyla ulaştırabilirsiniz.



