• Künye & Abonelik
  • Hakkımızda
  • Bize Ulaşın
Şantiye Dergisi
PERI
Reklam
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Teknik
  • Röportaj
  • Ürün & Sistem
  • Proje
  • Makale
  • Rapor
Reklam

Kalıp ve İskelelere Gelen Yükler, Hesap Yöntemleri ve Emniyet Katsayıları

Kalıp ve İskelelere Gelen Yükler, Hesap Yöntemleri ve Emniyet Katsayıları

İskele Kalıp Sanayicileri Derneği (İKSD) Eğitim Komitesi tarafından 2024 yılında yayınlanan "Kalıp ve Kalıp İskele Rehberi"nden derlediğimiz "Kalıp ve İskelelere Gelen Yükler, Hesap Yöntemleri ve Emniyet Katsayıları" başlıklı bölümü Şantiye® okurlarıyla paylaşıyoruz. Rehber'in tümüne İKSD'nin web sitesinden veya bu linkten ulaşabilirsiniz... 

Kalıp ve İskelelere Gelen Yükler ve Bunların Hesap Yöntemleri
Betonarme taşıyıcı yapı elemanları, “düşey taşıyıcılar” ve “yatay taşıyıcılar” olarak iki sınıfa ayrılabilir.

Betonarme düşey taşıyıcı yapı elemanları: Perdeler ve kolonlar
Betonarme yatay taşıyıcı yapı elemanları:
Döşemeler ve kirişler.

Betonarme taşıyıcı yapı elemanlarında kullandığımız bu sınıflandırma, kalıp ve iskele sistemleri içinde geçerlidir. Kalıp ve iskelelerin kullanım (kurum-söküm-taşıma) aşamalarındaki işçilik verimleri, betonun priz almasına bağlı olarak kalıp ve iskelelerin söküm süreleri ve taze betonun kalıp ve iskelelere uyguladığı yükler, kalıp ve iskelelerin kullanıldığı betonarme yapı elemanının “düşey” ya da “yatay” olmasına göre büyük değişiklikler gösterir. Bu nedenle kalıp ve iskele sistemleri “düşey” ve “yatay” olarak iki temel sınıfa ayrılacak ve sistemlere etki eden yükler, bu sınıflandırma çerçevesinde incelenecektir.

Betonarme Düşey Taşıyıcı Yapı Elemanlarında Kalıp ve İskelelere Gelen Yükler
Düşey kalıplara etki eden yükler, akışkan haldeki taze betonun kalıp yüzeyine uyguladığı yatay yükler ve rüzgâr yükleridir. Kalıpların kurulması aşamasında, rüzgâr yüklerine karşı kalıbı desteklemek amacı ile “payandalar” kullanılır. Tek taraflı perde kalıplarında ise beton basıncını karşılamak için ağır yük payandaları kullanılır. Beton prizini almadan önce akışkan bir malzeme gibi davranır. Herhangi bir akışkan, içinde bulunduğu kabın yüzeylerine nasıl basınç uyguluyorsa, beton da prizini almadan önce kalıp yüzeylerine basınç uygular. Diğer akışkanlardan farklı olarak, beton prizini aldıkça kalıp yüzeylerine uyguladığı basınç azalmaktadır. 

Priz Alma Süresini ve Buna Bağlı Olarak Beton Basıncını Etkileyen Faktörler
• Kalıp içine dökülürken beton sıcaklığı
• Prizini aldığındaki beton sıcaklığı
• Beton yoğunluğu
• Priz alma süresi
• Beton sınıfı
• Beton yükselme hızı
• Vibratör tipi-harici vibratör kullanılması halinde basınç artacaktır! Daldırma vibratörün hidrostatik basınç yüksekliğinden daha derine daldırılması halinde basınç artacaktır.
• Kullanılan katkı maddeleri;-beton cinsini değiştirmesi halinde beton basıncını değiştirecektir. 

Beton, diğer akışkanlardan farklı olarak zaman içerisinde prizini alarak katı hale gelen bir malzemedir. Bu özelliğine bağlı olarak, zaman içinde katılaştıkça, kalıba uygulamış olduğu yanal basınç azalacak ve tam olarak katı hale geldikten sonra sıfırlanacaktır. Beton kalıbın içine yerleştirilirken, bir yandan kalıbın içinde yükselecek bir yandan da prizini alarak sertleşmeye başlayacaktır.  Akışkanlar mekaniğinin temel prensibi doğrultusunda, beton kalıbın içinde yükseldikçe, kalıba uyguladığı yanal basınç artacaktır. Diğer yandan, bu yerleştirrme işlemi sırasında geçen zamana bağlı olarak, ilk başta dökülmüş olan ve kalıbın alt bölgesine yerleşmiş olan beton, sertleşmeye başlayacağı için kalıba uygulayacağı basınç azalacaktır. Bu bize, betonun kalıp içindeki yükselme hızı ile kalıba uygulamış olduğu yanal basınç arasında bir doğru orantı olduğunu göstermektedir. Betonun kalıp içindeki yükselme hızı arttıkkça, betonun kalıba uygulamış olduğu yanal basınç da artacaktır. Burada, betonun priz alma süresini etkileyen hava koşulları ve katkı maddeleri gibi diğer faktörleri de göz ardı etmemek gerekir.

GÖRSEL: Beton yükselme hızının beton basıncına etkisi

Yukarıda, hava koşulları ve katkı maddeleri gibi koşullar açısından eşit koşulların gerçekleştiği bir ortamda, beton döküm hızının, beton basıncına etkisini şematik olarak görebilirsiniz.

GÖRSEL: Akıcı beton tarafından oluşan kalıp basıncı - Tasarım yaklaşımı ve uygulamaya aktarılması

Bu bilgiler, düşey kalıplara gelen yüklerin belirlenmesinde, kullanıcıların içinde bulundukları koşulların ve tercihlerinin önemli bir etken olduğunu bize göstermektedir. Beton yükselme hızı, beton dökülürken maruz kalınacak hava koşulları, priz süresini etkileyen katkı maddelerinin kullanılması gibi etkenler kullanıcının içinde bulunduğu koşullara ve tercihlerine bağlıdır. Kalıpf irmaları, kullanıcıdan bu bilgileri öğrenmeli ve bu bilgilere bağlı olarak hesaplanan yükü “tasarım yükü” olarak kabul etmelidir. Düşey kalıplarda kullanılan “tasarım yükü” değeri, kalıp firmaları tarafından hazırlanan teklif ve uygulama projelerinde, açık olarak yazılmalıdır. Kullanıcılar aldıkları teklifleri aynı bazda değerlendirebilmek için bu bilgiyi mutlaka sorgulamalıdırlar. Panel kalıp olarak adlandırılan düşey kalıp sistemlerinde, ürün fabrikadan çıkıp şantiyeye geldiği anda kullanıma hazır durumdadır. Bu sistemde kalıbın “tasarım yükü” kalıp firması tarafından belirlenmiş olan sabit bir değerdir. Çok özel durumlar dışında, ilave takviyeler yaparak, bu kalıpların “tasarım yükü” değerlerini artırmak mümkün değildir. Bu tür bir panel kalıbın tercih edilmesi durumunda, kullanıcının içinde bulunduğu koşullar ve tercihleri, söz konusu panel kalıbın “tasarım yükünden” daha büyük bir yükün oluşmasına neden oluyorsa, kullanıcı tercihlerinde bazı değişiklikler yapmak zorunda kalacaktır. Örneğin;
- Daha yavaş beton dökmeyi ya da beton sınıfını değiştirrmeyi tercih edebilir. Bu durumda kalıba gelecek olan yük azalacaktır.
- Ya da tasarım yükü standart olan bir panel kalıp sistemi yerine, tasarım yükü artırılabilen farklı bir kalıp sistemi kullanmayı tercih edebilir.

Özellikle Avrupa’da ve ülkemizde yaygın olarak kullanılan Alman DIN Normları, düşey kalıplara gelen yüklerin belirlenmesinde etken olan değişkenlerin, birbiri ile ilişkilerini açıklayan standartlar oluşturmuştur.

DIN Normuna Göre Beton Yayılma Sınıfları
Yayılma çapına göre Beton Yayılma Sınıfları
Resim Başlığı

GÖRSEL: İki yönde yayılma çapı ölçümü yapılarak ortalama değer bulunur.

Beton yayılma sınıfları F1, F2, F3, F4, F5, F6 ve SVB olarak sınıflandırılmıştır. Bu sınıflar betonun akışkanlığını temsil etmektedir. Akışkanlığı fazla olan betonun düşey taşıyıcı yapı elemanlarına uyguladığı basınç daha fazladır. Akışkan beton, herhangi bir katkı maddesi (priz geciktirici vb.) kullanılmadığı sürece, kendinden daha az akışkan betona göre daha geç sertleşir.


GÖRSEL: Beton priz alma süresi ve beton basıncı değişimi grafikleri

Örnek


Örneğin 3 m/saat döküm hızı ile yükselen F3 cinsi bir beton kalıba 60 kN/m2 basınç uygularken, bu hız 4 m/saat olursa aynı cins olmasına rağmen betonun kalıba uyguladığı basınç 75 kN/m2e çıkacaktır.

Kullanıcı da bu grafiklerden faydalanarak bu tasarım beton basınç değeri ve beton yayılma sınıfı gibi bilgileri kullanarak beton döküm hızını bulabilir.

Betonarme Yatay Taşıyıcı Yapı Elemanlarında Kalıp ve İskelelere Gelen Yükler
Yatay kalıplar, beton dökülmesi aşamasında ve döküldükten sonra betonarme sistemin kendi kendini taşıyabilecek düzeye gelene kadar geçen “priz alma” süresi boyunca, yerçekimi yönünde oluşan düşey yüklerin etkisi altındadır.

Döşeme alın kalıplarına ve kiriş yan kalıplarına etki eden yatay yöndeki beton basıncı ve rüzgâr yükleri, yatay kalıplarda bir kısım yatay yüklerin oluşmasına neden olurlar. Genellikle bu yatay yükler, düşey yüklere nazaran ikincil olarak değerlendirilebilecek düzeyde küçük yüklerdir.

Yatay kalıplar gelen yükleri, altlarında kendilerini destekleyen “kalıp iskelesi” vasıtasıyla zemine iletilir.

TS EN 12812 Normuna göre Yatay Kalıplara gelen Yüklerin Hesap Yöntemi TS EN 12812’ye göre yükler aşağıdaki gibidir;
• Doğrudan yükler

Sabit yükler “Q1”
Zatî yük
Toprak basıncı

• Değişken (hareketli) yükler
Sürekli etkiyen değişken düşey yük “Q2“
İskelenin bağlandığı yapı
Depolama alanlarındaki yük
Yapım işlemleri nedeniyle oluşan yükler – çalışan personel
Kar ve buz yükü
Sürekli etkiyen değişken yatay yük “Q3”
Geçici etkiyen değişken yük “Q4”
Yerinde dökülen betonun ilâve yük etkisi
Beton basıncı

• Rüzgâr yükü “Q5”
En büyük rüzgâr yükü
Etkili rüzgâr yükü

• Akış hâlindeki sudan kaynaklı yükler “Q6”
Akış hâlindeki sudan kaynaklı yükler
Birikinti yükleri

• Sismik yükler “Q7”

• Dolaylı yükler
Sıcaklıktan kaynaklı yükler “Q8,1”
Oturmadan kaynaklı yük “Q8,2”
Ön germe yükü “Q8,3”

• Diğer yükler “Q9”

Yük Kombinasyonları
Genellikle aşağıda verilen yük kombinasyonları dikkate alınmalıdır:
- Yükleme durumu 1: Yapı üzerinde başka bir yükün olmadığı durum, örneğin beton dökümü öncesi
- Yükleme durumu 2: İskelenin yüklenmesi sırasında, örneğin beton döküm işlemi
- Yükleme durumu 3: İskeleye yük uygulandığındaki durum
- Yükleme durumu 4: Yük uygulanan kalıp iskelesine deprem yüklerinin etkidiği durum.

Aşağıdaki şekilde belirtilen yük kombinasyon katsayıları, Ψ, TS EN 12812 standardı Madde 8.1 ilaMadde 8.3’te belirtilen etkiler ile birlikte uygulanmalıdır.

Not 1- Şantiyede farklı koşulların oluşması durumunda, bu yük kombinasyonlarını değiştirmek veya farklı yük kombinasyonlarını dikkate almak gerekli olabilir.
Not 2- Daha alttaki şekilde, yerinde yapılan betonarme için kullanılan kalıp iskelesi üzerindeki tipik yükleme şartları gösterilmiştir.
Not 3- Kalıbın üzerinde yürüyen insanlar için ilâve bir yük etkisi dikkate alınmalıdır. Bu betonun zati yükü ile betonun dökümü esnasında oluşan yüklere ilâve edilen bir yüktür.

GÖRSEL: Yük kombinasyon katsayıları, Ψ

Doğrudan yüklerde tanımlanan yükler; Kalıcı yükler, Sürekli etkiyen değişken düşey yük, Sürekli etkiyen değişken yatay yük, Geçici etkiyen değişken yük, En büyük rüzgâr yükü, Etkili rüzgâr yükü, Akış halindeki sudan kaynaklı yükler ve Deprem yükleri olarak verilmiştir.

Akış halindeki sudan kaynaklı yükler, iskele sisteminin akış debisi oluşan akış halindeki sulak alana kurulduğu durumda dikkate alınır. Dolaylı yükler için tanımlanan yükler; Sıcaklıktan kaynaklı yükler, Oturmadan kaynaklı yükler, Öngerme yükleri ve Diğer yükleme koşullarından oluşmaktadır. Bu yükler de şantiyeden alınan hava koşulları, zemin koşulları gibi durumlara göre istendiğinde hesaba katıllmaktadır.

Standart bir bina tasarımında, doğrudan yüklerin geldiği ve Yükleme durumu 2’nin göz önüne alındığı duruma göre aşağıda örnek bir hesaplama gösterilmiştir; 

NOT: Sıcaklıktan kaynaklı yükler iskelenin kurulduğu yapının 60 m’den daha uzun olması durumunda dikkate alınır. 

Örnek:
20 cm kalınlığında bir döşemenin toplam yükü aşağıdaki gibi hesaplanır;
Döşeme betonunun toplam yükü = sabit yük + beton yükü + çalışan kaynaklı hareketli yük + betonilave yük etkisi kaynaklı hareketli yük olarak hesaplanır.

• Sabit Yük (Kalıp Yükü): Q1 = Başlangıç aşamasında ön kabul için kalıp uzmanı bir değer kabul ederek, kalıp yükü belirler. Bu yüke göre hesaplar yapılarak, gerekli olan kalıp ve iskele malzemelerinin miktarları belirlenir. Bu malzemelerin toplam ağırlığı hesaplanır ve başlangıç aşamasında kabul edilmiş olan değer ile karşılaştırılır. Karşılaştırılan değerler birbirine yakın ise başlangıçta kabul edilen kalıp yükü değerinin doğru olduğu yargısına varılır. Eğer karşılaştırılan değerler arasında çok fark varsa, başlangıç aşamasında kabul edilen yükün değeri değiştirilir. Karşılaştırılan yüklerin değerleri birbirine yaklaşana kadar iterasyon yöntemi uygulanarak, gerçeğe en yakın kalıp yükü tespit edilmiş olur.

• Beton Yükü: Q2 = d (döşeme kalınlığı) x 25 kN/m3 (TS EN 12812)

• Çalışan Kaynaklı Hareketli Yük: Q2a = 0,75 kN/m2 (TS EN 12812)

• Beton İlave Yük Etkisi: Q4 = Q2 x 0,1 (0,75 kN/m² ≤ Q4 ≤ 1,75 kN/m²) (TS EN 12812)

GÖRSEL: Örnek kalıp iskele üzerine ?pik yükleme gösterimi

Rüzgâr Yükleri
Rüzgâra açık alanlarda gerçekleştirilen tüm yapılarda, rüzgâr yükleri göz önüne alınması gereken önemli bir faktördür. Rüzgârın statik etkilerinin yanı sıra dinamik etkilerinin de hesaplara katılması gerekir. Rüzgâr yükleri kalıp ve iskele sistemlerinde önemli rol oynayan yatay bir yüktür. Bu nedenlede rüzgâr yükleri milli standartlar ya da Avrupa standartlarına uygun olarak dikkate alınmalıdır. 

TS EN 12812: Kalıp iskeleleri - Performans gerekleri ve genel tasarım standardında Madde 8.2.4.1’de “En büyük rüzgâr yükü 50 yıllık yineleme periyoduna karşılık gelen rüzgâr hızı basınç verileri, ENV 1991-1-4‘ten alınmalıdır.” ibaresi bulunmaktadır.

Not: Kalıp iskelesinin kullanım süresi dikkate alınarak rüzgâr hızı basıncı, “EN 1991-1-4’e göre düzeltilmelidir.” ibareleri bulunmaktadır. Rüzgâr yükü ile ilgili; Kullanılması gereken güncel standartEN 1991-1-4’tür. Fakat bu standarda göre rüzgâr hızını belirlemek için o ülkenin bölgelere göre rüzgâr haritasının çıkartılmış olması gerekmektedir. Türkiye’de bu harita yeterli düzeyde değildir. 

Bu nedenle Türkiye’de yapılacak bir projede EN 1991-1-4 standardına göre hesap yapıldığında, rüzgâr hızı müşteriden talep edilecektir. Bu bilgi temin edilemediğinde EN1991-1-4, minimum rüzgâr hızı değeri için Ulusal Ek’e yönlendirme yapmaktadır. Ülkemizde Ulusal Ekin karşılığı olabilecek en güncel doküman yeni “Çelik Yapı Yönetmeliği (2016)”dır. Bu yönetmelikte 5.3 maddesindeki “Yükler ve Yük Birleşimleri” konu başlığı altında verilen rüzgâr hızının temel değeri 28m/sn (100 km/h) verilmiştir.

Aerodinamik kuvvet katsayısı (Cf) EN 1991-1-4 Madde 7.9.2’den hesaplanabilir.

Rüzgâr yükleri, perde kolon kalıplarına düzgün yayılı yük olarak etki eder, rüzgârın değdiği yüzey bir bütün halinde olan kalıbın dış yüzeyidir.

Döşeme kalıplarında ise rüzgâr yükü, iskelelerdeki çubuk elemanlara eşdeğer çizgisel yük olarak uygulanmaktadır. Rüzgâr yükü yüzeysel elemanlara basınç olarak etkitilir.  Rüzgâr kuvveti hesabında, elemanların rüzgâr yönüne dik izdüşüm alanları dikkate alınır. İskelenin analizinde rüzgâr yükünün yüksekliğe bağlı değişimi de dikkate alınır. 

EN 1991-1-4 standardında madde 4.2’de “Geçici yapılar ve uygulama sahasındaki tüm yapılar için mevsim katsayısı Cseason kullanılabilir. Yılın herhangi bir zamanında kullanılabilen taşınabilir yapılar için, mevsim katsayısı Cseason 1,0 alınmalıdır.” ibaresi bulunmaktadır.

Kalıp ve İskele Hesaplarında Emniyet Katsayıları
Bir yapının ya da bir malzemenin, emniyetli taşıma kapasitesini belirlemek için kullanılan 1.0’ den daha büyük olan ve değeri uluslararası yönetmeliklere veya şartnamelere göre belirlenmesi gereken kat sayıya emniyet katsayısı adı verilir. Ürünlerin boyutlandırılmasında önemli faktörlerden biri güvenlik koşuludur. Bu koşula göre malzeme hiçbir zaman kendisi için tehlikeli sayılan sınır değere kadar yüklenmemelidir. Kullanım sırasında yapıda oluşan gerilmeler, sınır değerden ne kadar küçük olursa, yapı o kadar güvenli demektir. Bir başka deyişle yapının taşıyabileceği yükler, o yapıya servis ömrü süresince etkiyecek yüklerden daha büyük olmalıdır. Buradan hareketle emniyet katsayısı aşağıdaki gibi de tanımlanabilir;

Bu tanımda ya da formüldeki “yapının taşıyabileceği en büyük yük” değeri statik hesaplar sonucunda elde edilir. Paydada yer alan “yapıya servis ömrü süresince etkiyecek en büyük yük” ise yönetmelik ve şartnamelere göre izin verilen yük değerini gösterir. 

Koşullara bağlı olarak, tasarımda 1.0’den biraz büyük değerlerden, 10.0 gibi oldukça yüksekdeğerlere kadar farklı emniyet katsayıları kullanılır. Genellikle bu katsayılar, tasarımcıların kullandığı şartname ve yönetmelikleri yazan deneyimli mühendis grupları tarafından belirlenir ve hatta bazen yasal olarak yürürlüğe girer. Emniyet katsayısının büyük olması sistemin güvenli olması anlamına gelir. Ancak burada aşırıya kaçılması, maliyetlerin gereksiz yere artarak ekonomiden uzaklaşma kanlamına gelir. Şartname ve yönetmeliklerdeki hükümlerin amacı, maliyeti aşırı artırmaksızın makul emniyet seviyeleri sağlamaktır.

Katsayının belirlenmesi istatiksel yaklaşımlarla olur. Katsayıyı büyük seçmek aşırı maliyete, küçük seçmek ise yük bölgesinde kırılma veya kopmaya sebebiyet vererek can ve mal kaybına neden olur. Emniyet katsayısı anlayışının ortaya çıkmasına neden olan aynı zamanda emniyet katsayısı değeri hesaplanırken dikkate alınması gereken etkenleri şöyle özetleyebiliriz;
- Servis ömrü süresince yapıya etki edecek en büyük yük değeri, hesapta öngörülenden büyük olabilir. Yüklerin büyüklük, doğrultu ve yönleri zaman içinde değişiklik gösterebilir. İstem ve kontro ldışı olarak aşırı yüklemeler gerçekleşebilir.
- Mukavemet hesapları yapılırken, kullanılan malzemelerinin özellikleri ile ilgili bazı kabuller yapılır. Bu kabuller, malzemelerin gerçek davranışı ve özelliklerinden az da olsa farklıdır. Bu yüzden yapılan hesaplar yaklaşıktır.
- Mukavemet hesapları yapılırken kullanılan analiz yöntemleri de bazı basitleştşrmeleri ve kabulleri içerir. Bu nedenle hesap sonuçları yaklaşıktır ve aradaki farkın karşılanması gerekir.
- Uygulama aşamasında bazı işçilik hatalarının yapılması olasıdır. Taşıyıcı yapı eleman boyutlarının projedeki ölçülerden küçük olarak yapılması, şekil bozuklukları ve benzeri işçilik hataları, yalıtımın hatalı yapılması sonucu oluşan paslanma gibi etkiler, yapının mukavemetinin hesaplanan sınır değerlerden daha düşük olmasına yol açabilir. Bu etkene kısaca yapım aşamasındaki farklılıklar diyebiliriz.
- Yapı zaman içinde korozyon, don etkisi gibi çevresel faktörlere bağlı olarak yıpranır, yorulmalar meydana gelir. Bu nedenle zaman geçtikkçe yapının mukavemeti düşecektir. 

Bu saydığımız etkenlerin hesaplanabilirlik ve öngörülebilirlik seviyesi ne kadar yüksek ise kullanılacak emniyet faktörü o kadar küçük olmalıdır. Bilinmeyenler ve belirsizlikler ne kadar fazla ise emniyet faktörü de o oranda büyük bir değer olmalıdır. Ayrıca göçmenin, zaman içinde sinyal vererek mi yoksa aniden mi olacağı, olası bir göçmenin yaratacağı sonuçların ne denli büyük zararlara sebep olacağı gibi etkenler, emniyet faktörünün değeri belirlenirken dikkate alınmalıdır.

Kalıp ve iskele sistemlerinde kullanılması gereken emniyet katsayıları ile ilgili tek bir emniyet katsayısı değeri ve tanımı yoktur. Bazı sistemler için uluslararası yönetmeliklerde tanımlanmış yöntemler ve verilmiş değerler vardır. Örneğin TSE tara?ndan EN Avrupa standartlarından adapte edilmiş olan 12812-13 Kalıp İskeleleri Standardında, aşağıda detayları belirtilmiş olan “taşıma gücü sınır durumu” yöntemi tanımlanmıştır. Bu yönteme göre yükler belirli bir katsayı ile çarpılarak artırılmakta, malzeme dayanımı değerleri belirli bir katsayıya bölünerek azaltılmaktadır. Böylece hesaplarda, tüm kalıp ve iskele firmaları tarafından eşit değerde bir emniyet katsayısı dikkate alınmış olmaktadır. Bu adil rekabet ortamının sağlanması açısından önemli bir etkendir. Yönetmeliklerde herhangi bir emniyet katsayısı belirtilmemiş olan sistemlerin hesaplarında da malzemeleri sınır değerlere kadar yüklemek doğru değildir. Kalıp ve iskele firmaları, statik hesaplarda bir emniyet faktörü kullanmalı ve bunu hesap raporlarında açıkça belirtmelidir. Böylece kullanıcılar, hangi firmanın sisteminin daha güvenli olduğunu görerek, doğru bir karşılaştı ma yapma imkânına sahip olurlar. Emniyet katsayısının, malzemenin akma dayanımı değerine göre miyoksa kopma dayanımı değerine göre mi hesaplandığı mutlaka belirtilmelidir.

Taşıma Gücü Sınır Durumu
TS EN 12812 standardında taşıma gücü sınır durumu (ULS): yatay olarak kayma, devrilme vekaldırmaya karşı duraylılık dâhil yük taşıma kapasitesi
Burada:
Qd,i i tasarım etki değeri
Qk,i i karakteristik etki değeri,
ƔF, i Kısmî katsayıdır aşağıdaki şekilde alınabilir:
- Kalıcı yükler (Q1) için 1,35
- Diğer yükler (Q2’den Q9’a) için 1,50. 

Analiz yaparken kullanılacak olan yükler, yükün cinsine göre 1,35 veya 1,5 gibi bir katsayı ile çarpılarak artırılacak, malzemenin dayanımı ise TS EN 12812 standardında belirtildiği üzere 1,1 katsayısına bölünerek azaltılacaktır. 

REHBER'İN TAMAMINA ULAŞMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN

Resim Başlığı

Resim Başlığı

Resim Başlığı

Resim Başlığı

Resim Başlığı

Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları
Daha iyi yapılar için...
23 Mart 2026


Türkiye'nin en ESKİ ve en çok ZİYARET EDİLEN şantiyesi: ŞANTİYE®...  
İnşaata dair "KAYDADEĞER" ne varsa... 1988'den bu yana...

Şantiye®nin ürettiği, derlediği ve yayınladığı içeriklerde öncelik “KAMUSAL YARAR”dır... 
Ve yayınlanan içeriğin “ÖZEL” olmasına özen gösterilir...

BASILI DERGİ + E-DERGİ + SANTİYE.COM.TR + SOSYAL MEDYA + DİJİTAL PLATFORMLAR... 

İnşaat sektörünün buluşma noktası Şantiye®, “Güven”i temsil eden “Basılı bir Yayın” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 100 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla inşaat sektörünün en önemli iletişim platformlarından biri olmaya her ortamda devam ediyor... 1988'den bu yana...

Şantiye® ayrıca yapı sektörüne "Şantiye'nin Yıldızı Ödülü", "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi / Teknolojisi Ödülü" ve "Şantiyeden Kareler Fotoğraf Yarışması" gibi farklı organizasyonlarla da katkı sunuyor. 

Şantiye®nin son sayısı da dahil 1988 yılından bugüne kadar yayınlanan TÜM SAYILARINA E-Dergi olarak göz atmak için lütfen tıklayın... 

Şantiye®, başta ABONELERİ olmak üzere 2020-2025 yıllarında ilan veren firmalar ABS Yapı, Akyapı, Alumil, Anadolu Motor (Honda), Alkur, Ak-İzo, Altensis, Arbiogaz, Aremas, Arfen, Artus, Assan Panel, Asteknik, Atos, Batıçim, Baumit, Bentley Systems / Seequent, Betek, Betonblock, Borusan CAT, Bosch Termoteknik, Bostik, BTM, Buderus, Bureau Veritas, Chryso, Çimsa, Çuhadaroğlu, Çukurova Isı, Deutsche Messe, Duyar Vana, DYO, Efectis ERA, Ekomaxi, Elkon, Emülzer, Eryap, Filli Boya, Fixa, Fullboard, Form Endüstri Ürünleri, Form Endüstri Tesisleri, Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) Klima, Garanti Leasing, GF Hakan Plastik, Gökçe Brülör, Grundfos, Hannover Fairs, Hilti, IQ Alüminyum (by Deceuninck), İNKA, İntek, İpragaz, İstanbul Teknik, İzocam, İzoser, Kalekim, Knauf, Knauf Insulation, Komatsu, Köster, Kuzu Grup, LG, Marubeni, Masdaf, Master Builders Solutions, MBI Braas, Meiller Kipper (Doğuş Otomotiv), Messe Frankfurt, Messe München/Agora Tur., Mekon, Mitsubishi Chemical, Molecor, Nalburdayim.com, NETCAD, ODE, Ökotek, Özler Kalıp, Özpor, Panasonic, PERI, Pimakina, Polyfibers, Polyfin, Prefabrik Yapı / Hekim Holding, Prometeon, Ravago, Rehau, Saint Gobain Türkiye, Samsung, Saray Alüminyum, Schüco, Selena (Tytan), Sentez Mekanik, Serge Ferrari, Shell, Siemens, Sistem İnşaat, Soudal, Sika, Şişecam, Temsa, TMS, Tekno Yapı, Türk Ytong, Tremco illbruck, Vaillant, Vekon, Viessmann, Wermut, Wielton, Wilo, Winsa, XCMG, Xylem ve ZF'nin değerli katkılarıyla hazırlanmaktadır.

ABONE OLMAK İÇİN
Bir yıllık abonelik bedelimiz olan 2.400 TL (6 Sayı, KDV Dahil)'yi TR70 0001 0008 5291 9602 1550 01 IBAN no’lu hesabımıza (Ekosistem Medya) yatırıp; ardından dekontu, açık adresinizi ve fatura bilgilerinizi (şahıs ise TC kimlik no; firma ise vergi dairesi-numarası) santiye@santiye.com.tr adresine e-posta veya 0532 516 03 29 no’lu telefona WhatsApp / SMS aracılığıyla ulaştırabilirsiniz. 

E Dergi
E Dergi
E Dergi
  • AJANDA
  • 10 Soruda Sürdürülebilir Cephelerde Ahşap

    13 Mart 2026 / 11.00

  • 10 Soruda Seramik Yünü

    31 Mart 2026 / 11.00

  • 10 Soruda Yapılarda Ahşap

    27 Şubat 2026 / 11.00

  • 10 Soruda Otel Yangınları

    25 Şubat 2026 / 10.30

  • 10 Soruda VRF Klima Sistemleri

    6 Ocak 2026 / 11.00

BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN

Şantiye Dergisi

HAKKIMIZDA

İNŞAAT sektörünün buluşma noktası ŞANTİYE®, “GÜVEN”i temsil eden “BASILI BİR YAYIN” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 100 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla yapı sektörünün en önemli iletişim platformlarından ve veri kaynaklarından biri olmaya DİJİTAL ORTAMLARDA DA devam ediyor... 1988'den bu yana basılı yayıncılıkta olduğu gibi...

KURUMSAL

  • Hakkımızda
  • Künye & Abonelik
  • Kişisel Veriler Aydınlatma Metni

KATEGORİLER

  • Haberler
  • Teknik
  • Röportaj
  • Ürün & Sistem
  • Proje
  • Makale
  • Rapor
  • Güncel
  • Ajanda

© 2024 santiye.com.tr - Tüm hakları saklıdır.

  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • İletişim
  • Kişisel Veriler Aydınlatma Metni