• Künye & Abonelik
  • Hakkımızda
  • Bize Ulaşın
Şantiye Dergisi
PERI
Reklam
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Teknik
  • Röportaj
  • Ürün & Sistem
  • Proje
  • Makale
  • Rapor
Reklam

Kimyasal Katkıların Sürdürülebilir ve Düşük Karbonlu Beton Üretimindeki 12 Etkisi

Kimyasal Katkıların Sürdürülebilir ve Düşük Karbonlu Beton Üretimindeki 12 Etkisi

Betonarme yapıların sürdürülebilir dönüşümü, 2050 yılına kadar oldukça iddialı olan net sıfır karbon emisyonu hedefine ulaşmada kritik bir faktör... Hammaddelerin daha verimli kullanımı, betonarme elemanların yeniden değerlendirilmesi ve/veya geri dönüştürülmesi, dijital dönüşüm ve en önemlisi de betonun karbondan arındırılması tüm değer zinciri boyunca süreçleri önemli ölçüde değiştirecek ve inşaat sektörünün karbon ayak izini önemli ölçüde azaltacak. Bununla birlikte, betonu dekarbonize etmeye yönelik önlemlerin betonun dayanıklılığını ve mekanik özelliklerini azaltmaması da gerekiyor...

Resim Başlığı

BU ÖZEL İÇERİĞE, ŞANTİYE®NİN MART & NİSAN 2026 (416.) SAYISININ E-DERGİ VERSİYONUNDAN DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ. LÜTFEN TIKLAYIN...

Dünyada en çok tüketilen yapı malzemesi olan beton; sağlamlığı, dayanıklılığı, işleme kolaylığı ve çok geniş bir alanda kullanılabilirliği sayesinde her yıl dünya ölçeğinde 10 milyar m3ten fazla kullanılmaktadır. Kimyasal katkılar her ne kadar miktarsal olarak en düşük oranda kullanılan beton bileşeni olsa da betonun özellikleri üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Ayrıca beton kimyasal katkıları, betonun karbon ayak izini azaltmada son derece etkilidir. Bu kapsamda, kimyasal katkıların betonun dekarbonizasyonu ile ilgili potansiyelini detaylıca incelemek gerekmektedir.

Modern betonun temel bir bileşeni haline gelen kimyasal katkılar benzersiz ve yenilikçi bina tasarımlarına, operasyonel kolaylıklara, uzun süreli dayanıklılığa, geliştirilmiş beton davranış parametrelerine ve genel olarak sürdürülebilir beton karışım tasarımlarına olanak tanımaktadır. Katkıların beton karışım tasarımında kendi karbon katkılarının ihmal edilebilir düzeyde olmasına rağmen özellikle çimento azaltımı sayesinde betonun karbon ayak izi üzerinde etkisi oldukça yüksektir.

Beton kimyasal katkılarının sürdürülebilir ve düşük karbonlu beton üretimindeki 12 etkisi ise şu başlıklar altında özetlenebilir.

Çimento (Klinker) Miktarını Azaltma
1970’lerden itibaren akışkanlaştırıcıların/süperakışkanlaştırıcıların piyasaya sürülmesi, betondaki çimento içeriğini azaltarak karbon emisyonunun azaltılmasını sağlamıştır. Bu katkıların çimento taneleri üzerindeki dağıtıcı etkisi sayesinde daha düşük su içeriğine sahip beton karışımlarında aynı işlenebilirliği korumak mümkün olmaktadır. Örneğin, %1 süperakışkanlaştırıcı ilavesi eşit kıvamda yaklaşık %20-30 oranında su azaltımına karşılık gelmektedir. Ayrıca, eşit kıvamda su/bağlayıcı oranının düşürülmesi ile betonun basınç dayanımında önemli bir artış meydana gelmektedir.

Kimyasal katkılar işlenebilirliğin artmasına neden olarak karıştırma ve yerleştirme esnasında daha az enerji kullanılmasına, dolayısıyla daha az karbon emisyonuna neden olmaktadır.

Şekil 1’de KÜB Teknik Komitesi üyeleri tarafından yapılan kapsamlı bir çalışmanın konsolide edilmiş sonuçları görülmektedir. Çalışma kapsamında 300 kg CEM I 42,5 R çimentosu içeren, su/çimento oranı 0,55 olan ve %1 oranında PCE içerikli kimyasal katkı ile üretilen beton referans olarak alınmıştır. Diğer tasarımlar ise aynı su/çimento oranında referans ile eşit kıvama ulaşılana dek çimento dozajı 25’er kg arttırılarak katkısız bir şekilde üretilmiştir.

Resim BaşlığıŞekil 1. Beton kimyasal katkısının eşit su/çimento oranında çimento dozajına etkisi

Şekilde görüleceği üzere referans (katkılı) tasarımın kıvam değerine 0,55 eşit su/çimento oranında 450 kg/m3 çimento kullanılan tasarımda ulaşılmıştır. Buna rağmen referans tasarıma göre daha düşük dayanım elde edilmiştir. Bu çalışma sonucunda beton kimyasal katkısı kullanımının eşit kıvamda çimento ihtiyacını %33 civarında azaltabildiği ve daha yüksek basınç dayanımı kazandırdığı tespit edilmiştir. Çimento ihtiyacını azaltma potansiyeli beton tasarımına ve kullanılan katkı cinsi ve miktarına bağlı olmak üzere %20-%40 orasında değişebilmektedir. TS EN 206 ve TS 13515 Standartlarında çevresel etkilere göre kullanılabilecek en düşük eşdeğer çimento miktarları belirtilmiştir. Onaylanmış eşdeğer beton performans deneyleri olmadan bu limitlerin altına inilemeyeceği unutulmamalıdır.

Süperakışkanlaştırıcı katkılar 1 metreküp hazır betonun karbon ayak izini, katkısız betona kıyasla, 60-170 kg azaltma potansiyeline sahiptir. Bu da %17-35 oranında azaltım anlamına gelmektedir. Mevcut durumda neredeyse tüm hazır beton üretiminde kimyasal katkıların kullanıldığı düşünülse de daha etkili kimyasallar ile yüksek oranlarda karbon azaltımına ulaşmak mümkün olabilmektedir.
Resim Başlığı

Su İhtiyacını Azaltma
Akışkanlaştırıcı / Süperakışkanlaştırıcı beton kimyasal katkılarının çevre açısından bir diğer önemli katkısı da betonun işlenebilirliği için gerekli olan su miktarını azaltmalarıdır. Bu etki hem su kaynaklarının sorumlu kullanımına doğrudan fayda sağlamakta hem de betonun dayanıklılığını dolaylı olarak artırmaktadır. Bilindiği üzere beton karışım suyu hidratasyon reaksiyonu ve karışımın işlenebilirliği için gereklidir. Hidratasyon için gerekli olan suyun dışında kalan su herhangi bir şekilde bağlanmadığı için zamanla buharlaşmakta ve boşluklar oluşturmaktadır. Oysa kimyasal katkılar bu görevi üstlenerek daha geçirimsiz bir beton yapısı oluşumunu sağlamaktadır.

Şekil 2’de betonun su içeriği, kıvamı (yayılma) ve basınç dayanımı arasındaki ilişki katkısız ve katkılı karışımlar özelinde belirtilmektedir. Süperakışkanlaştırıcı katkılı beton aynı işlenebilirlik için katkısız betona göre daha az suya ihtiyaç duyar ve daha yüksek dayanım performansı gösterir.

Resim Başlığı

Şekil 2. Betonda su içeriği, basınç dayanımı ve kıvam ilişkisi

KÜB Teknik Komitesi üyeleri tarafından yapılan çalışma sonucunda Tablo 1’de belirtildiği üzere referans %1 katkılı betonun aynı işlenebilirliğine ulaşmak için 0,55 eşit su/çimento oranındaki katkısız tasarımda %50 daha fazla çimento ve su kullanımı gerçekleşmiştir. Bu değere ulaşmak için eşit su/çimento oranında 25’er kg çimento arttırılarak denemeler yapılmıştır.

Eşit su/çimento oranı olmasına rağmen katkısız betonun dayanımı %6 daha düşük gelmiştir. Bu da katkıların sadece su azaltma nedeniyle değil; ayrıca doğrudan dayanıma da etkisi olduğunu gösteren bir örnektir. Bu çalışma özelinde süperakışkanlaştırıcı katkılı beton, katkısız betona göre eşdeğer performans için %33 oranında daha az suya ihtiyaç duymaktadır. Farklı beton tasarımlarına ve kullanılan katkı cinsi ve miktarına bağlı olarak su azaltma potansiyeli %15-%40 orasında olabilmektedir.

Resim Başlığı

Tablo 1. Süperakışkanlaştırıcı katkının betonun su ihtiyacına etkisi

Süperakışkanlaştırıcı katkılar 1 metreküp hazır betonun ortalama su ayak izini 30-110 kg azaltma potansiyeline sahiptir. Bu da %15-40 azaltım anlamına gelmektedir. Mevcut durumda neredeyse tüm hazır beton üretiminde kimyasal katkıların kullanıldığı düşünülse de daha etkili kimyasallar ile daha yüksek oranda su ayak izi azaltımına ulaşmak mümkün olabilmektedir.

2022 yılında ülkemizde 105 milyon metreküp hazır beton üretildiği düşünüldüğünde beton katkılarının yıllık ortalama 7 milyon ton su tasarrufu sağladığı hesaplanmaktadır.

Mineral Katkı Kullanımını Artırma
Çimento üretiminin çevresel etkisini azaltma hedefi sonucunda çok farklı bileşimlere, reaktivitelere, yüzey alanlarına, su emme kapasitelerine ve diğer faktörlere sahip çeşitli alternatif malzemelerin kullanımının giderek artması beklenmektedir. Özellikle klinker/çimento oranının azaltılmasında etkili olan uçucu kül, yüksek fırın cürufu, doğal ya da kalsine puzolanlar, kalker vb. mineral katkılar dayanıklı ve çevre dostu beton tasarımı için kilit faktörler haline gelmektedir. Bu malzemelerin bazı fiziksel ve kimyasal özelliklerinin kullanımlarında sınırlama getirdiği de bir gerçektir. Düşük erken dayanım, priz süresinde gecikme ya da artan su ihtiyacı gibi olası problemler kimyasal katkılar ile etkin bir şekilde çözülmektedir.

Süperakışkanlaştırıcı, sertleşme ve priz hızlandırıcı katkıların kullanımı sayesinde daha fazla mineral katkı kullanımı mümkün olmaktadır. Özellikle erken dayanım ve su ihtiyacı gibi beton özelliklerinin iyileşmesi sonucu ilave olarak %5-10 oranında çimento ikamesi yapılabilmektedir. Bunun sonucunda 1 metreküp hazır betonun karbon ayak izi katkılar sayesinde ilave olarak 10-25 kg daha da azaltılabilmektedir.

Ülkemizde mineral katkı kullanımıyla ortalama 20 kg/m3 çimento ikamesi yapılmaktadır. Önümüzdeki yıllarda hem katkılı çimento kullanımının hem de beton üretiminde mineral katkı kullanımın daha da artması beklenmektedir. Kalsine kil, öğütülmüş karbonatlar gibi yeni malzemeler ile bu durum desteklenecek ve beton kimyasal katkılarının rolü ve etkisi giderek artacaktır. Daha yüksek oranda mineral katkı kullanımı, kullanılan malzemeler ve reçete özelinde tasarlanmış kimyasal katkılar sayesinde mümkün olabilmektedir. Bu konuda kimyasal katkı üreticileri etkin Ar-Ge çalışmaları yapmaktadır.

Resim Başlığı

Su/Çimento Oranını Düşürme
Su/çimento oranı daha doğru bir ifade ile su/bağlayıcı oranı betonun dayanım ve dayanıklılık performansı için en önemli parametredir. Şekil 3’te görüldüğü üzere su/çimento oranının artması ile betonun geçirimlilik katsayısı da artış göstermektedir. Özellikle 0,55 su/çimento oranına kadar lineer bir ilişki varken, bu değerden sonra eksponansiyel bir artış meydana gelmektedir. Su/çimento oranının düşürülmesi, betonun geçirimliliğini azaltmakta ve çevresel etkilere karşı direncini arttırmaktadır. Bu da yapının servis ömrü boyunca beklenen performansı göstermesini, daha az bakım ve onarıma ihtiyaç duymasını ve daha sürdürülebilir olmasını sağlamaktadır.

Resim Başlığı

Şekil 3. Su/çimento oranı ve geçirimlilik ilişkisi

KÜB Teknik Komitesi üyeleri tarafından yapılan çalışmada Şekil 4’te görüleceği üzere eşit kıvamda (21 cm çökme) farklı çimento dozajlarında katkısız ve %1 katkılı beton tasarımlarının dayanımları incelenmiştir. Tüm farklı dozajlarda eşit kıvamda katkılı beton karışımları %50 ila %80 arasında daha yüksek basınç dayanımı vermiştir. Bu durum doğrudan su/çimento oranından kaynaklanmaktadır.

Resim Başlığı


Şekil 4. Beton kimyasal katkısının eşit kıvamda su/çimento oranına etkisi

Geri Kazanılmış Agrega Kullanımı
Geri kazanılmış agregaların ve kullanım açısından ideal olmayan bölgesel kaynakların (kil veya şist içeren agregalar vb.) beton üretiminde değerlendirilmesinde beton kimyasal katkılarının önemli bir rolü vardır. Özellikle geri kazanılmış agregaların ve metilen değeri yüksek ince agregaların betonun su ihtiyacını arttırması bu malzemelerin kullanımlarının önündeki önemli bir bariyerdir. Son yıllarda beton kimyasal katkı sektörü bu tür malzemelerin kullanımına yönelik özel ürünler geliştirmektedir. Bu tür kaynakların değerlendirilmesi lojistik süreçlerin optimizasyonu ile birlikte kaynak tasarrufu, karbon emisyonlarında önemli bir azalma ve daha az atık anlamına gelmektedir.

Prekast Beton Üretiminde Enerji Tasarrufu
Birçok prekast üreticisi, prekast elemanları kalıptan erken çıkarmak için gerekli olan yüksek erken dayanım ihtiyacını ısıtma sistemleri (buhar kürü) ve/veya dayanım hızlandırıcı katkılar kullanarak karşılar.

Buhar kürü, prekast beton üretiminde yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde, üretilen prekast beton ürünleri buhar odalarında belirli bir sıcaklık ve nem seviyesinde bekletilir. Bu işlem, beton ürünlerinin dayanıklılığını artırır ve sertleşme sürecini hızlandırır. Buhar kürü için gerekli enerji genellikle doğalgaz, mazot veya elektrik gibi emisyona neden olan kaynaklardan sağlanır.

Yapılan bir çalışmada 1 m3 prefabrik beton üretiminde buhar kürü işlemi sonucunda 38,5 kg CO2e açığa çıktığı hesaplanmıştır. Bir başka çalışmada ise 1 adet prefabrik kiriş üretiminde kerosen ile buhar kürü kaynaklı 42 kg CO2e/m3 karbon salımı gerçekleştiği hesaplanmıştır. Erken dayanımı artıran kimyasal katkılarla ile bu miktar önemli düzeyde düşürülebilmektedir.

KÜB üyesi bir firma tarafından prekast üreticisiyle yapılan çalışmada, yeni nesil sertleşmeyi hızlandırıcı kimyasal katkı kullanımının daha düşük üretim maliyetinde ve eş değer performansta buhar kürü için gerekli mazot ihtiyacını 10-20 litre/m3 seviyesinde azalttığı tespit edilmiştir. Bu da 1 metreküp prekast kiriş üretiminde 26-52 kg CO2 azaltımına denk gelmektedir.

Ayrıca beton kimyasal katkıları prekast beton üretiminde su ihtiyacını azaltarak daha az çimento tüketimine ve daha fazla mineral katkı kullanımına neden olur ve bu sayede karbon ayak izinin azalmasını sağlar.

Resim Başlığı

Tünel Kalıpta Enerji Tasarrufu
Tünel kalıbın geleneksel kalıp yöntemine göre en önemli avantajı, imalatın, yani inşaat sürecinin daha hızlı olmasıdır. Tünel kalıp kullanılan projelerde geleneksel kalıba oranla daha hızlı kalıp sökümü yapılabilmektedir. Bunun içinde betonun priz alma süresi kritik bir öneme sahiptir. Özellikle soğuk havalarda betonun erken dayanımını sağlamak için kalıplar ısıtılmaktadır. Bu sayede hidratasyon süreci hızlandırılmaktadır.

Erken dayanımı artırıcı beton kimyasal katkılarının kullanımı sonucunda tünel kalıp projelerinde 4-8 saat arasında daha hızlı kalıp sökümü mümkün olabilmektedir. Bu sayede özellikle soğuk havalarda tatbik edilen ısıtma kaynaklı enerji tüketimi azaltılabilmektedir. Bu da doğrudan daha az karbon salımına neden olmaktadır.

Kendiliğinden Yerleşen Beton
Kendiliğinden yerleşen beton (KYB), sıkıştırma ve yerleştirme için vibrasyon işlemi gerektirmeyen yenilikçi bir betondur. Kendi ağırlığıyla akabilen, kalıbı tamamen doldurabilen KYB; beton yerleşiminin hızlanmasını ve yoğun donatının olduğu bölgelerde betonun daha kolay akmasını sağlamaktadır. KYB genellikle potansiyel olarak erken yüksek dayanım sağlayan, daha erken kalıptan alma ve yapıların veya elemanların daha hızlı kullanımını sağlayan düşük su/bağlayıcı oranı ile üretilmektedir. Vibrasyon ekipmanlarının kullanılmaması şantiyede betonun yerleştirildiği yerde işçilerin gürültü ve vibrasyona maruz kalmalarını azaltarak, daha az enerji tüketimi sonucunda daha az emisyon salımına katkı sağlamaktadır.

Şekil 5’te görüleceği gibi KYB reolojisi normal betondan tamamen farklıdır. Gerekli viskozite ve akma özellikleri sadece PCE esaslı özel beton kimyasalları ile sağlanabilmektedir. Bu açıdan kimyasal katkılar KYB için en önemli girdi olarak öne çıkmaktadır. KYB daha düşük su geçirimliliği sayesinde yapıların dayanıklılığına olumlu etkide bulunmaktadır. Ayrıca özellikle güçlendirme projelerinde dar kalıp boşluklarından ve yoğun donatı aralarından geçebilme yeteneği ile yapıların en iyi şekilde güçlendirilmesini sağlamaktadır.

Resim Başlığı

Şekil 5. KYB ve normal beton reolojisi [41]

Püskürtme Beton Katkıları
Püskürtme beton olarak da bilinen “shotcrete” işlemi, hava kompresörleri veya diğer özel ekipmanlar aracılığıyla yüksek hızda püskürtülen betonun yüzeylere uygulanması işlemidir. Püskürtme betonun kalitesi, uygulama kadar kullanılan malzemelerin ve özellikle katkı maddelerinin niteliğine bağlıdır.

Geri sıçrama (rebound), beton püskürtme işlemi sırasında betonun hedef yüzeye yapışmayarak geri sekmesi yani dökülmesidir. Geri sıçrama, malzeme israfının artması ve baştan sona gereken çalışma süresinin uzaması anlamına geldiği için hem ekonomik hem de lojistik açısından önemlidir.

Püskürtme beton katkıları, geri sıçrama miktarının azaltılmasına katkı sağlamaktadır. Bu katkı maddeleri, püskürtme betonun hızlı priz almasını ve sertleşmesini sağlayarak betonun akışkanlığını artırmakta ve malzemenin hedef yüzeye daha iyi yapışmasını sağlamaktadır. Ayrıca, katkı maddeleri püskürtme betonun dayanıklılığını artırmakta ve su geçirimsizliğini geliştirmektedir. Kimyasal katkıların geri sıçrama oranını azaltması malzeme israfını azaltırken, doğrudan karbon ayak izinin düşürülmesine de katkı sağlar.

Yenilikçi Bağlayıcıların Kullanımı
Günümüzde farklı klinkerler ve çimentolar üzerinde yoğun Ar-Ge çalışmaları yapılmaktadır. Kalsine kil içeren çimentolar, kalsiyum sülfo alüminat çimentosu, karbonatlaşmış kalsiyum silikat çimentosu, belit çimentolar, magnezyum esaslı çimentolar vb. birçok yenilikçi çimento düşük karbonlu olmaları ile öne çıkmaktadır. Birçoğu henüz yaygınlaşmayan bu çimentoların priz süresi, erken dayanım, su ihtiyacı vb. konularda performanslarının iyileştirilmesinde çimento ve beton kimyasalları önemli bir rol üstlenmektedir. Örneğin belit çimentolarının genel olarak erken yaş dayanımının Portland çimentosuna oranla düşük olması erken dayanımı artıran beton kimyasalları ile telafi edilebilmektedir.

Geopolimer beton, alkali ile aktifleştirilen bağlayıcı sistemler kullanılarak üretilmektedir. Süperakışkanlaştırıcı, aktivatör ve bağlayıcı malzemeden oluşan geopolimer betonu geleneksel çimento bazlı betonlara göre daha düşük karbon ayak izine sahiptir ve daha yüksek sıcaklık ve kimyasal dayanıklılığa sahiptir. Geopolimer betonun üretiminde kullanılan kimyasal katkılar; betonun dayanıklılığını, dayanımını ve diğer özelliklerini artırmaya yardımcı olmaktadır. Bu beton türü, özel bir kimyasal reaksiyonla sentezlenen bir bağlayıcı madde kullanarak üretilmektedir. Bu kimyasal reaksiyon, yüksek alkali özellikli bir sıvı ve yüksek silika ve alümina içeren aktivatörlerin birleşmesiyle gerçekleşmektedir. Geopolimer betonun ana bileşenleri olan uçucu kül, metakaolin, yüksek fırın cürufu ve diğer mineraller, katkı maddeleriyle birleştirilerek betonun dayanımı artırılabilmektedir. Bu katkı maddeleri, betonun işlenebilirliğini ve erken dayanımını da iyileştirmektedir.

Yalıtım ile Enerji Tasarrufu
Hava sürüklenmiş beton, hava sürükleyici katkılar ve çoğu zaman hafif agregalar kullanılarak üretilen hafif bir yapı malzemesidir. Hava sürükleyici katkılar, betona bir miktar hava ilave etmek için tasarlanmıştır. Betonda oluşan hava boşlukları betonun ısı ve ses yalıtımı özelliklerini geliştirebilmektedir.

Hava sürüklenmiş beton, yüksek ısı yalıtımı gerektiren yapılar için yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu beton türü, diğer betonlara göre daha hafiftir ve daha düşük bir ısı iletkenliğine sahiptir. Ayrıca; hava sürüklenmiş beton, akustik yalıtım ve yangın dayanıklılığı gibi diğer özelliklerin de geliştirilmesine yardımcı olmaktadır. Hava sürüklenmiş beton, evlerin ve diğer yapıların yapısal olmayan elemanlarında kullanılarak ısı kaybını azaltarak enerji ihtiyacını düşürmektedir. Bu sayede yapının karbon ayak izi de azaltılmış olmaktadır.

Yapıların Servis Ömrü
Akışkanlaştırıcı/süperakışkanlaştırıcı beton katkıları, işlenebilirlik için gerekli olan su ihtiyacını azaltırken bir yandan da sertleşmiş betonda kılcal boşlukların da azalmasına neden olmaktadır. Bu da betonun dolayısıyla yapının dayanıklılığının artması, daha iyi bir yaşam döngüsü, daha az bakım ve onarım ihtiyacı, daha düşük çevresel etki anlamına gelmektedir. Beton katkı maddelerinin kullanılmasının diğer etkileri; betonarme yapının geçirimsizliğinin iyileştirilmesi, daha az çatlama ve çelik donatıların korunmasını içermektedir.

Özel beton katkıları kullanılarak, düşük bağlayıcı veya klinker içeriği ile istenilen dayanım ve dayanıklılığı elde etmek mümkündür. Bu gerçek, karbon emisyonlarını azaltmak için ek potansiyel sunmaktadır. Hava sürükleyici katkıların kullanılması, donma-çözülme koşullarına maruz beton için geliştirilmiş performans ve dayanıklılık sağlamaktadır.

Bu makale, Katkı Üreticileri Birliği (KÜB) Teknik Komitesi tarafından hazırlanan Beton Kimyasal Katkılarının Net Sıfır Karbon Hedefindeki Rolü (2023) başlıklı Rehber’den derlenmiştir.

Resim Başlığı

Resim Başlığı

Resim Başlığı

Resim Başlığı

Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları
Daha iyi yapılar için...
9 Nisan 2026


Türkiye'nin en ESKİ ve en çok ZİYARET EDİLEN şantiyesi: ŞANTİYE®...  
İnşaata dair "KAYDADEĞER" ne varsa... 1988'den bu yana...

Şantiye®nin ürettiği, derlediği ve yayınladığı içeriklerde öncelik “KAMUSAL YARAR”dır... 
Ve yayınlanan içeriğin “ÖZEL” olmasına özen gösterilir...

BASILI DERGİ + E-DERGİ + SANTİYE.COM.TR + SOSYAL MEDYA + DİJİTAL PLATFORMLAR... 

İnşaat sektörünün buluşma noktası Şantiye®, “Güven”i temsil eden “Basılı bir Yayın” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 100 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla inşaat sektörünün en önemli iletişim platformlarından biri olmaya her ortamda devam ediyor... 1988'den bu yana...

Şantiye® ayrıca yapı sektörüne "Şantiye'nin Yıldızı Ödülü", "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi / Teknolojisi Ödülü" ve "Şantiyeden Kareler Fotoğraf Yarışması" gibi farklı organizasyonlarla da katkı sunuyor. 

Şantiye®nin son sayısı da dahil 1988 yılından bugüne kadar yayınlanan TÜM SAYILARINA E-Dergi olarak göz atmak için lütfen tıklayın... 

Şantiye®, başta ABONELERİ olmak üzere 2020-2026 yıllarında ilan veren firmalar ABS Yapı, Akyapı, Alumil, Anadolu Motor (Honda), Alkur, Ak-İzo, Altensis, Arbiogaz, Aremas, Arfen, Artus, Assan Panel, Asteknik, Atos, Batıçim, Baumit, Bentley Systems / Seequent, Betek, Betonblock, Bonus Yalıtım, Borusan CAT, Bosch Termoteknik, Bostik, BTM, Buderus, Bureau Veritas, Chryso, Çimsa, Çuhadaroğlu, Çukurova Isı, Deutsche Messe, Duyar Vana, DYO, Egepen Deceuninck, Efectis ERA, Ekomaxi, Elkon, Emülzer, Eryap, Filli Boya, Fixa, Fullboard, Form Endüstri Ürünleri, Form Endüstri Tesisleri, Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) Klima, Garanti Leasing, GF Hakan Plastik, Gökçe Brülör, Grundfos, Hannover Fairs, Hilti, IQ Alüminyum (by Deceuninck), İNKA, İntek, İpragaz, İstanbul Teknik, İzocam, İzoser, Kalekim, Knauf, Knauf Insulation, Komatsu, Köster, Kuzu Grup, LG, Marubeni, Masdaf, Master Builders Solutions, MBI Braas, Meiller Kipper (Doğuş Otomotiv), Messe Frankfurt, Messe München/Agora Tur., Mekon, Mitsubishi Chemical, Molecor, Nalburdayim.com, NETCAD, ODE, Ökotek, Özler Kalıp, Özpor, Panasonic, PERI, Pimakina, Pimapen, Polyfibers, Polyfin, Prefabrik Yapı / Hekim Yapı, Prometeon, Ravago, Rehau, Saint Gobain Türkiye, Samsung, Saray Alüminyum, Schüco, Scania, Selena (Tytan), Sentez Mekanik, Serge Ferrari, Shell, Siemens, Sistem İnşaat, Soudal, Sika, Şişecam, Temsa, TMS, Tekno Yapı, Türk Ytong, Tremco illbruck, Vaillant, Vekon, Viessmann, Wermut, Wielton, Wilo, Winsa, XCMG, Xylem ve ZF'nin değerli katkılarıyla hazırlanmaktadır.

ABONE OLMAK İÇİN
Bir yıllık abonelik bedelimiz olan 2.400 TL (6 Sayı, KDV Dahil)'yi TR70 0001 0008 5291 9602 1550 01 IBAN no’lu hesabımıza (Ekosistem Medya) yatırıp; ardından dekontu, açık adresinizi ve fatura bilgilerinizi (şahıs ise TC kimlik no; firma ise vergi dairesi-numarası) santiye@santiye.com.tr adresine e-posta veya 0532 516 03 29 no’lu telefona WhatsApp / SMS aracılığıyla ulaştırabilirsiniz. 

E Dergi
E Dergi
E Dergi
  • AJANDA
  • 10 Soruda Savaşın Ortasında, Ortadoğu’daki Şantiyeler

    28 Mart 2026 / 10.00

  • 10 Soruda Sürdürülebilir Cephelerde Ahşap

    13 Mart 2026 / 11.00

  • 10 Soruda Seramik Yünü

    31 Mart 2026 / 11.00

  • 10 Soruda Yapılarda Ahşap

    27 Şubat 2026 / 11.00

  • 10 Soruda Otel Yangınları

    25 Şubat 2026 / 10.30

BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN

Şantiye Dergisi

HAKKIMIZDA

İNŞAAT sektörünün buluşma noktası ŞANTİYE®, “GÜVEN”i temsil eden “BASILI BİR YAYIN” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 100 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla yapı sektörünün en önemli iletişim platformlarından ve veri kaynaklarından biri olmaya DİJİTAL ORTAMLARDA DA devam ediyor... 1988'den bu yana basılı yayıncılıkta olduğu gibi...

KURUMSAL

  • Hakkımızda
  • Künye & Abonelik
  • Kişisel Veriler Aydınlatma Metni

KATEGORİLER

  • Haberler
  • Teknik
  • Röportaj
  • Ürün & Sistem
  • Proje
  • Makale
  • Rapor
  • Güncel
  • Ajanda

© 2024 santiye.com.tr - Tüm hakları saklıdır.

  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • İletişim
  • Kişisel Veriler Aydınlatma Metni