İnşaat sektörü için de nispeten yeni(!) bir kavram olan "Hak Talebi" yönetimi, bir kar ya da zarar işleminden çok, tarafların mağduriyetlerinin giderildiği ve tarafları memnun eden sonuca ulaşmanın hedeflendiği bir süreç olarak değerlendirilmeli. İyi niyet çerçevesinde tarafların mağduriyetinin nasıl telafi edileceğine dair bir orta yol bulunması en temel esas. Ancak yine de bir anlaşmaya varılamaması durumunda sözleşmede tanımlı hukuki çözüm süreci başlatılmalı; ancak bu sürecin taraflar için hem daha maliyetli ve zahmetli hem de daha uzun olduğu akıldan çıkarılmamalı...
Geçtiğimiz aylarda Mekanik Tesisat Müteahhitleri Derneği (MTMD) tarafından yayınlanan ve editörlüğünü Dr. Mustafa Bilge'nin yaptığı, Yayın Kurulu'nda ise Mürşit Çelikkol, İsmet Mura ve İbrahim Karakaş gibi mekanik tesisat sektörünün deneyimli isimlerinin yer aldığı "Şantiye Yönetimi El Kitabı"nın bazı bölümlerini okurlarımızla da paylaşıyoruz. Kitabın tamamına MTMD üzerinden ulaşabilirsiniz.
Maalesef hak talebi yönetimi ülkemizde inşaat sektörü için oldukça yenidir. Öyle ki uluslararası inşaat sektöründe yaygın olarak kullanılan “Claim Management” ifadesinin oturmuş yerel bir karşılığı bile henüz yoktur. “Talep yönetimi” - “Ek hak talebi” gibi pek çok terimle karşılaşılmasına rağmen sürecin tarafların kazandığını düşündükleri hakların uygun bir formatla talep edilmesi ve değerlendirilmesi olarak özetlenebileceğinden hareketle “Hak Talebi Yönetimi” tanımı kullanılabilir.
Ülkemizde hak talebi yönetiminin daha geç gündeme gelmesindeki sebep; iş ilişkilerimizde yazılı iletişim yerine diyalogların tercih edilmesi ve bu şekilde yürütülen ilişkinin sistematik olarak kontrol edilip yönetilmesinin güçlüğüdür.
Hak Talebi Yönetiminin Temel Bileşenleri
Hak talebinde bulunmak için öncelikle talepte bulunan taraf adına, karşı tarafın tamamen ya da kısmen yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan bir “mağduriyet” - “Event” oluşmalıdır. Oluşan mağduriyetin nasıl bildirileceği ve nasıl değerlendirileceği ise tarafların aralarında imzaladıkları sözleşme ile sözleşme ekleri ve yönlendirdikleri standart, şartname vb. belgelerde tarif edilmelidir.
Taahhüt Süreçlerinde Hak Talebi Yönetimi
İhale Süreci
Taraflar için tüm süreç boyunca herhangi bir mağduriyetin oluşmamasını esas alırsak, iyi bir hak talebi yönetimi öncelikle mağduriyetlerin oluşmasını engellemeye yönelik olmalıdır. Bu da en çok mağduriyet oluşma sebebini oluşturan taahhüt sürecinin ilk aşamalarına dikkat çekmektedir. Maalesef, keşif özeti, çizimler, teknik ve idari şartnameler gibi ihale dokümanları oluşturulurken talepler ve koşullar eksik veya yanlış anlamaya sebep olacak şekilde aktarılmakta, hatta çoğu zaman önceki benzer ihale dokümanlarından kopyalama yoluna gidilmektedir. Benzer şekilde teklif verenler de yayınlanan ihale dokümanlarını yeterince incelememekte ve çoğu zaman talep edilen işi veya koşulları eksik ya da yanlış anlamaktadır.
Yapım koşulları ve yapılacak iş ile ilgili beklentilerin taraflarca farklı anlaşılıp yorumlanması ise oluşan mağduriyetlerin en temel kaynağıdır. Mağduriyetler henüz oluşmadan engellemek adına;
• İşveren’in tüm ihale dokümanlarını ve sonrasında gelen sorulara cevapları, beklentileri ve koşulları tam, doğru ve net aktaran bir şekilde hazırlaması
• Teklif verenlerin işverenin yayınladığı tüm ihale evraklarını dikkatlice incelemesi ve beklenti ve koşulları anladığından emin olması ve şüphe duydukları her noktayı açıklıkla sorması
• İhale sürecinde mutlaka yeterli bir soru – cevap sürecinin bulunması önemlidir.

Sözleşme Süreci
İhale sürecine benzer şekilde sözleşmenin de taraflarca yeterince incelenip müzakere edilerek talep ve koşulları tam, doğru ve açık bir şekilde aktaran bir sözleşme olması da mağduriyetin henüz oluşmadan kaynağının kaldırılması için gereklidir. Ayrıca, mağduriyet olduğu düşünülen konunun nasıl bildirileceği, nasıl değerlendirileceği ve nasıl telafi edileceğinin kural, usul ve şartları sözleşmede tanımlanmalıdır, ki bu durum sözleşme sürecini taraflar için çok önemli kılar. Bu noktada, özellikle ülkemizde taahhüt sürecine dâhil pek çok kişinin mühendislik eğitimi almış olması sebebiyle, direkt esasa yönelik konulara önem verilmekte ve hukukta usulün esastan önce geldiği prensibi atlanmaktadır.
Yapım Süreci
Her ne kadar ihale ve sözleşme süreci ile oluşabilecek birçok mağduriyetin baştan önüne geçilip azaltılmasına çalışılsa da yapım süreci karışık, çok etkenli ve çok taraflı yapısı ile mağduriyetlerin oluşmasına ortam sağlayan bir süreçtir.
Bu süreçte taraflar yaşanabilecek mağduriyetler konusunda önceden karşı tarafı sözleşmede tanımlanan şekillerde bilgilendirmeli, bu sayede önceden tedbir alınarak engellenebilecek durumda olan mağduriyetlerin önüne geçilmesine fırsat tanımalıdır.
Kritik noktalardan bir tanesi, bu “mağduriyet”in onaylanmış doküman ve bilgilerle ispatlanmasıdır. Bu noktada oluşan veya oluşacak mağduriyetlerin tartışmaya mahal vermeyecek şekilde kayıt altına alınmasının ve dolayısıyla da doküman kontrol işinin hak talebi yönetimindeki önemi de dikkate alınmalıdır. Mağduriyet hakkındaki bildirim ve yazışmaların zamanında ve usulüne uygun yapılması ve sonrasında yaşanacak değerlendirme sürecinde de ilgili tüm doğru bilgiye kolay bir şekilde ulaşabilmek ancak başarılı bir doküman kontrol sistemi sayesinde olur. Bu nedenle bu süreci yönetecek uygun nitelikte personel(ler) ya da yazılım kullanılması gerekir.
Bu noktada taraflar arasında genellikle bir çıkar çatışması da oluşmaktadır. Mağdur olan taraf bu mağduriyetin mümkün olan en kısa sürede giderilmesini isterken, karşı taraf ise bu mağduriyeti hiç karşılamamak ya da en azından işlerin tamamlanması koşuluna bağlamak ve dolaysıyla kesin hesap dönemine ötelemek istemektedir.

Kesin Hesap Dönemi
Hak talebi yönetiminin bu noktadan sonraki amacı sözleşmede belirtilen esaslara uygun olarak oluşan mağduriyetlerin değerlendirilmesi ve nasıl telafi edileceklerinin tespitidir ki bu konuda iyi bir doküman kontrol ile sözleşmede şartlara uygun hareket eden tarafın durumu aktarabilmesi şüphesiz çok daha kolay olacaktır.
Sık Yaşanan Mağduriyetler
Bu süreçlerde çok çeşitli mağduriyetler yaşanabilir ve hepsini baştan öngörebilmek mümkün değildir, ancak genelde yaşanan mağduriyet yapım sürecinin uzaması ile oluşan mağduriyettir. Süre uzatımı haricinde, yine süreye etkisi olan aksatıcı/akamete uğratıcı olaylar neticesinde oluşan mağduriyetler, verimsiz çalışma sebebiyle oluşan mağduriyetler, gerektiğinde işin hızlandırılması ile ilgili oluşabilecekek hak talepleri olabileceği gibi, işin kapsamında yapılan değişiklikler, proje saha şartlarının değişmesi neticesinde de hak taleplerinde bulunulabilir.
Süre uzatımı talebi, proje yapım süresinin taraflardan birisini kusuru sonucu uzaması durumunda diğer tarafın sebep olunan gecikme süresi için bu tür giderlerin karşılanması talebidir. Ülkemizde en sıkılıkla karşılaşılan mağduriyet süre uzatımı olsa da maalesef işverenlerin projenin zamanında bitmesi için tüm gerekleri yerine getirdikleri yönündeki inancı sonucu karşılamaya en az istekli olduğu kalemdir.
Yüklenici için maliyetin iki temel bileşeni vardır; yapılan iş miktarı ile birebir ve direkt olarak ilişkili malzeme ve işçilik giderleri olarak özetleyebileceğimiz direkt giderler ve yapılan iş miktarı ile bir şekilde ilgili de olsa birebir ve direkt olarak ilişkili olmayan endirekt giderler.
Endirekt giderler içindeyse beyaz yaka personel giderleri, merkez ofis gider payı, finansal giderler, teminat giderleri, damga vergisi, saha binaları, araç, ekipman ve demirbaş kira ve amortisman giderleri, vardır endirekt giderlerin toplamı, toplam maliyetin hiç de küçümsenmeyecek bir kısmını oluşturmaktadır.
Bu nedenle işin süresinin ihale aşamasında belirtilen süreyi aşması durumunda endirekt giderleri olumsuz etkileyeceği aşikârdır. Benzer şekilde İşveren’in kuracağı denetim/tasarım grubunun da giderleri süre ile direkt ilişkilidir.
Yapım sürecinin uzaması ile ilgili oluşan hak talebi, temelde süre ile ilişkili olan ve uzayan süre kadar artan endirekt giderlerin karşılanmasıdır.
Sonuç olarak; hak talebi süreci, bir kar ya da zarar işleminden çok, tarafların mağduriyetlerinin giderildiği ve tarafları memnun eden sonuca ulaşmanın hedeflendiği bir süreç olarak değerlendirilmelidir. İyi niyet çerçevesinde taraflar mağduriyetlerin nasıl telafi edileceğine dair bir orta yol bulması esastır. Ancak bu şekilde bir anlaşmaya varılamaması durumunda tabii ki sözleşmede tanımlı hukuki çözüm süreci başlatılmalıdır, ancak unutulmamalıdır ki genelde bu süreç taraflar için hem daha maliyetli hem daha zahmetli hem de uzun bir süreçtir.

Şantiye Yönetimi El Kitabı'nın Diğer Bölümleri
Bölüm 1. Şantiye Öncesi Merkez Ofisteki Hazırlıklar
Bölüm 2. Mobilizasyon
Bölüm 3. İş Programının Hazırlanması
Bölüm 4. İsçi Sağlığı ve İş Güvenliği
Bölüm 5. Yapım Yöntemleri
Bölüm 6. Sorumluluk Tablosu
Bölüm 7. Shop-Drawings (SD) ve Koordinasyon Çizimleri
Bölüm 8. Malzeme Onay Dosyalarının Hazırlanması
Bölüm 9. Şantiye Depo Organizasyonu
Bölüm 10. Adam/Saat Hesaplama Yöntemi
Bölüm 11. Saha Kalite Kontrol
Bölüm 12. Ara Hakedişlerin Hazırlanması
Bölüm 13. Hak Talebi Yönetimi
Bölüm 14. Geçici Kabul İşlemleri
Bölüm 15. As-Built
Bölüm 16. İşletme ve Bakım Kılavuzunun Hazırlanması
Bölüm 17. Kesin Hesap
Bölüm 18. Şantiye Organizasyon Şeması ve Görev Tanımları
Bölüm 19. Teminat Mektupları
Bölüm 20. Tutanaklı İşler ve Tutanaklı İşlerde Yaşanan Sıkıntılar
Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları
Daha iyi yapılar için...
29 Ocak 2026
Türkiye'nin en ESKİ ve en çok ZİYARET EDİLEN şantiyesi: ŞANTİYE®...
İnşaata dair "KAYDADEĞER" ne varsa... 1988'den bu yana...
Şantiye®nin ürettiği, derlediği ve yayınladığı içeriklerde öncelik “KAMUSAL YARAR”dır...
Ve yayınlanan içeriğin “ÖZEL” olmasına özen gösterilir...
BASILI DERGİ + E-DERGİ + SANTİYE.COM.TR + SOSYAL MEDYA + DİJİTAL PLATFORMLAR...
İnşaat sektörünün buluşma noktası Şantiye®, “Güven”i temsil eden “Basılı bir Yayın” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 100 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla inşaat sektörünün en önemli iletişim platformlarından biri olmaya her ortamda devam ediyor... 1988'den bu yana...
Şantiye® ayrıca yapı sektörüne "Şantiye'nin Yıldızı Ödülü", "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi / Teknolojisi Ödülü" ve "Şantiyeden Kareler Fotoğraf Yarışması" gibi farklı organizasyonlarla da katkı sunuyor.
Şantiye®nin son sayısı da dahil 1988 yılından bugüne kadar yayınlanan TÜM SAYILARINA E-Dergi olarak göz atmak için lütfen tıklayın...
Şantiye®, başta ABONELERİ olmak üzere 2020-2025 yıllarında ilan veren firmalar ABS Yapı, Akyapı, Alumil, Anadolu Motor (Honda), Alkur, Ak-İzo, Altensis, Arbiogaz, Aremas, Arfen, Artus, Assan Panel, Asteknik, Atos, Batıçim, Baumit, Bentley Systems / Seequent, Betek, Betonblock, Borusan CAT, Bosch Termoteknik, Bostik, BTM, Buderus, Bureau Veritas, Chryso, Çimsa, Çuhadaroğlu, Çukurova Isı, Deutsche Messe, Duyar Vana, DYO, Efectis ERA, Ekomaxi, Elkon, Emülzer, Eryap, Filli Boya, Fixa, Fullboard, Form Endüstri Ürünleri, Form Endüstri Tesisleri, Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) Klima, Garanti Leasing, GF Hakan Plastik, Gökçe Brülör, Grundfos, Hannover Fairs, Hilti, IQ Alüminyum (by Deceuninck), İNKA, İntek, İpragaz, İstanbul Teknik, İzocam, İzoser, Kalekim, Knauf, Knauf Insulation, Komatsu, Köster, Kuzu Grup, LG, Marubeni, Masdaf, Master Builders Solutions, MBI Braas, Meiller Kipper (Doğuş Otomotiv), Messe Frankfurt, Messe München/Agora Tur., Mekon, Mitsubishi Chemical, Molecor, Nalburdayim.com, NETCAD, ODE, Ökotek, Özler Kalıp, Özpor, Panasonic, PERI, Pimakina, Polyfibers, Polyfin, Prefabrik Yapı / Hekim Holding, Prometeon, Ravago, Rehau, Saint Gobain Türkiye, Samsung, Saray Alüminyum, Schüco, Selena (Tytan), Sentez Mekanik, Serge Ferrari, Shell, Siemens, Sistem İnşaat, Soudal, Sika, Şişecam, Temsa, TMS, Tekno Yapı, Türk Ytong, Tremco illbruck, Vaillant, Vekon, Viessmann, Wermut, Wielton, Wilo, Winsa, XCMG, Xylem ve ZF'nin değerli katkılarıyla hazırlanmaktadır.
ABONE OLMAK İÇİN
Bir yıllık abonelik bedelimiz olan 2.400 TL (6 Sayı, KDV Dahil)'yi TR70 0001 0008 5291 9602 1550 01 IBAN no’lu hesabımıza (Ekosistem Medya) yatırıp; ardından dekontu, açık adresinizi ve fatura bilgilerinizi (şahıs ise TC kimlik no; firma ise vergi dairesi-numarası) santiye@santiye.com.tr adresine e-posta veya 0532 516 03 29 no’lu telefona WhatsApp / SMS aracılığıyla ulaştırabilirsiniz.



