Projelerin çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerinin çoğu şantiye dışından, büyük ölçüde tedarik zinciri üzerinden şekillenir... Bununla birlikte "Sürdürülebilir Tedarik" ilk bakışta maliyet artırıcı bir unsur olarak algılanır... "Daha sert kriterler", "daha sınırlı tedarikçi havuzu" ve "ek denetimler" kısa vadede bütçeyi zorlayabilir. Ancak proje riskleri yalnızca bugünün maliyetleriyle değil, gelecekte ortaya çıkabilecek belirsizliklerle ölçülür. Bu açıdan bakıldığında sürdürülebilir tedarik, orta ve uzun vadede projelerin risk profilini de önemli ölçüde düşürür.
Yazan: Y. Mimar Aylin KAPTAN
PY Akademi Kurucusu, Danışman, Eğitmen / PMP, GPM-b, LEED AP BD+C
Sürdürülebilir Proje Yönetimi, son yıllarda proje dünyasında giderek daha fazla konuşulan, talep edilen ve hatta bazı sektörlerde zorunlu hâle gelen bir yaklaşım. Ancak bu kavram çoğu zaman dar bir çerçevede ele alınıyor. Proje Yöneticileri sürdürülebilirliği "karbon hesapları", "enerji verimliliği", "atık azaltımı" ya da "raporlama gereklilikleri" üzerinden okumaya çalışıyor. Oysa projelerin gerçek çevresel, sosyal ve ekonomik etkileri büyük ölçüde tedarik zinciri üzerinden şekilleniyor.
Bir projede kullanılan malzemelerin nereden geldiği, nasıl üretildiği, hangi koşullarda taşındığı, kimler tarafından ve hangi çalışma şartlarında sağlandığı soruları cevaplanmadan sürdürülebilirlik iddiasında bulunmak mümkün değil. Bu nedenle açık bir gerçek var: Sürdürülebilir tedarik olmadan Sürdürülebilir Proje Yönetimi olmaz.
Bu yazıda, sürdürülebilir tedarikin neden Sürdürülebilir Proje Yönetimi’nin omurgası olduğunu; proje yaşam döngüsü, risk yönetimi, paydaş ilişkileri ve uzun vadeli değer yaratımı perspektifinden ele alacağız.
Projelerin Görünmeyen Etkisi: Tedarik Zinciri
Bir projeyi düşündüğümüzde genellikle şantiyeyi, proje ofisini, ekipleri ve teslim edilen çıktıyı görürüz. Oysa bir projenin çevresel ve sosyal etkilerinin çok büyük bir bölümü, proje sahasından çok, dışında gerçekleşir.
* Çimentonun üretildiği fabrika
* Çeliğin çıkarıldığı maden
* Elektronik bileşenlerin üretildiği tesisler
* Lojistik ağları, depolama alanları, alt yükleniciler
Özellikle inşaat, enerji, altyapı ve sanayi projelerinde toplam karbon ayak izinin %70-90’ı Scope 3 emisyonları olarak tanımlanan tedarik zinciri kaynaklıdır. Yani Proje Yöneticisi ne kadar iyi bir şantiye yönetimi yaparsa yapsın, tedarik tarafı sürdürülebilir değilse projenin toplam etkisi sürdürülebilir olmaktan uzaktır.
Bu noktada Sürdürülebilir Proje Yönetimi, yalnızca “proje sürecini” değil, projenin beslendiği ekosistemi yönetmeyi gerektirir.

Sürdürülebilir Tedarik Nedir?
Sürdürülebilir tedarik, en basit tanımıyla, "mal ve hizmetlerin çevresel, sosyal ve ekonomik etkileri dikkate alınarak satın alınması"dır. Ancak bu tanım çoğu zaman eksik anlaşılır.
Sürdürülebilir tedarik sadece “yeşil ürün” satın almak değildir; aşağıdaki boyutları birlikte kapsar:
Çevresel Boyut
* Düşük karbonlu malzemeler
* Enerji ve su verimliliği yüksek üretim süreçleri
* Atık azaltımı ve döngüsellik
* Doğal kaynakların sorumlu kullanımı
Sosyal Boyut
* Adil çalışma koşulları
* İş sağlığı ve güvenliği
* Çocuk işçiliği ve zorla çalıştırmanın önlenmesi
* Yerel topluluklara saygı
Ekonomik ve Yönetişim Boyutu
* Tedarikçi şeffaflığı
* Etik iş yapma ilkeleri
* Uzun vadeli iş birlikleri
* Risklerin adil paylaşımı
Bu unsurların tamamı, Proje Yönetimi’nin klasik “zaman–bütçe–kapsam” üçgeninin çok ötesindedir. Ancak günümüz projelerinde başarı artık yalnızca bu üçgenle ölçülmüyor.
Proje Yaşam Döngüsünde Tedarikin Rolü
Sürdürülebilir tedarik, proje başladıktan sonra eklenen bir “kontrol listesi” değildir. Proje yaşam döngüsünün her aşamasında kritik bir rol oynar.
1. Başlatma ve Fizibilite Aşaması
Bu aşamada verilen tedarik kararları, projenin %70’inden fazlasını kilitler. Malzeme seçimleri, teknoloji tercihleri ve tedarikçi profilleri henüz proje başlamadan belirlenir.
Eğer bu aşamada
* En ucuz çözüm
* En hızlı temin edilebilen malzeme
* En alışılmış tedarikçi
refleksiyle karar alınırsa, sürdürülebilirlik hedefleri daha baştan riske girer.
2. Planlama Aşaması
Sürdürülebilir Proje Yönetimi, tedarik planlarının yalnızca maliyet ve teslim sürelerine göre değil; çevresel ve sosyal kriterlere göre de yapılandırılmasını gerektirir.
Bu aşamada
* Sürdürülebilirlik kriterlerinin ihale dokümanlarına entegre edilmesi
* Tedarikçi değerlendirme sistemlerinin yeniden tasarlanması
* Risklerin yalnızca finansal değil, itibar ve regülasyon boyutuyla ele alınması
kritik öneme sahiptir.
3. Uygulama ve Kontrol
Uygulama aşamasında sürdürülebilir tedarik; sözleşmelerin takibi, performans ölçümü ve saha gerçekleriyle sınanır.
Burada sıkça karşılaşılan sorun şudur: Sürdürülebilirlik taahhütleri kâğıt üzerinde kalır, uygulamada fiyat ve hız baskısı ağır basar. Bu nedenle proje yöneticisinin rolü, sadece işi ilerletmek değil; sürdürülebilirlik ilkelerinin gerçekten uygulanmasını sağlamak olur.
4. Kapanış ve Değerlendirme
Proje kapandığında yalnızca teslimatlar değil, tedarik performansı da değerlendirilmelidir.
* Hangi tedarikçiler hedefleri karşıladı?
* Hangi riskler öngörülemedi?
* Gelecek projeler için ne öğrenildi?
Bu geri bildirim mekanizması kurulmadan sürdürülebilirlik bir “tekrar edilebilir yetkinlik” hâline gelmez.
Neden Sürdürülebilir Tedarik, Proje Risklerini Azaltır?
Sürdürülebilir tedarik çoğu zaman ilk bakışta maliyet artırıcı bir unsur gibi algılanır. Daha sert kriterler, daha sınırlı tedarikçi havuzu ve ek denetimler, kısa vadede bütçeyi zorlayabilir. Ancak proje riskleri yalnızca bugünün maliyetleriyle değil, gelecekte ortaya çıkabilecek belirsizliklerle ölçülür. Bu açıdan bakıldığında sürdürülebilir tedarik, orta ve uzun vadede projelerin risk profilini önemli ölçüde düşürür.
Regülasyon Riskleri: Karbon vergileri, sınırda karbon düzenlemeleri (CBAM), zorunlu sürdürülebilirlik raporlamaları ve tedarik zinciri şeffaflığına yönelik yeni mevzuatlar, proje ortamını hızla dönüştürüyor. Sürdürülebilirlik kriterlerini göz ardı eden tedarik zincirleri, proje ilerlerken beklenmedik ek maliyetler, gecikmeler ve hatta yaptırımlarla karşı karşıya kalabiliyor. Buna karşılık, sürdürülebilir tedarik yaklaşımı benimseyen projeler, değişen regülasyonlara uyum sağlama konusunda daha esnek ve hazırlıklı oluyor.
Tedarik Sürekliliği: İklim krizine bağlı aşırı hava olayları, su ve hammadde kıtlığı, toplumsal huzursuzluklar ve jeopolitik gerilimler, tedarik zincirlerini her zamankinden daha kırılgan hâle getiriyor. Sürdürülebilir olmayan üretim yapan tedarikçiler, bu tür şoklara karşı genellikle daha savunmasız. Buna karşın kaynaklarını sorumlu yöneten, yerel ve uzun vadeli iş birliklerine yatırım yapan tedarikçilerle çalışan projeler, kesintilere karşı daha dayanıklı bir yapı kurabiliyor.
İtibar Riski: Bir projede yaşanan iş kazası, insan hakları ihlali ya da çevresel bir olay, yalnızca doğrudan sorumlu tedarikçiyi değil; proje sahibini, yatırımcıyı ve proje yönetim ekibini de etkiler. Günümüzde paydaşlar, projeleri yalnızca çıktılarıyla değil, nasıl hayata geçirildikleriyle değerlendiriyor. Sürdürülebilir tedarik, projelerin sosyal lisansını güçlendirirken, itibar kaybı riskini de önemli ölçüde azaltıyor.
Bu nedenle sürdürülebilir tedarik, sadece etik bir duruş değil; belirsizliklerin arttığı bir dünyada projeleri daha güvenli, öngörülebilir ve dayanıklı kılan stratejik bir risk yönetimi aracıdır.

Proje Yöneticisi’nin Değişen Rolü
Geleneksel Proje Yönetimi anlayışında tedarik, genellikle satın alma departmanının sorumluluğunda görülür. Proje Yöneticisi ise fiyat, süre ve teknik uygunluğa odaklanır.
Sürdürülebilir Proje Yönetimi yaklaşımı bu rol dağılımını kökten değiştirir.
Artık Proje Yöneticisi:
* Tedarik kararlarının uzun vadeli etkilerini anlamak
* Sürdürülebilirlik kriterlerini proje hedefleriyle hizalamak
* Satın alma, hukuk ve sürdürülebilirlik ekipleriyle birlikte çalışmak
zorundadır.
Bu, Proje Yöneticisi’ni yalnızca bir “uygulayıcı” değil; değer yaratan bir lider konumuna taşır.
İnşaat Sektörü için Kritik Bir Dönüm Noktası
İnşaat sektörü, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık %40’ından sorumludur. Bu etkinin büyük bölümü ise malzeme üretimi ve tedarik zinciri kaynaklıdır.
* Düşük karbonlu çimento
* Geri dönüştürülmüş çelik
* Yerel tedarik
* Modüler ve prefabrik çözümler
gibi uygulamalar, proje seviyesinde alınan tedarik kararlarıyla mümkündür.
Dolayısıyla inşaat projelerinde Sürdürülebilir Proje yönetimi, tedarik zinciri dönüşümü olmadan yalnızca bir niyet beyanı olarak kalır.
Sürdürülebilir Proje Yönetimi Bir Sistemdir
Sürdürülebilirlik, projelere sonradan eklenen bir “etiket” değildir. Tüm karar mekanizmalarına entegre edilmesi gereken bir sistemdir.
Bu sistemin merkezinde ise tedarik yer alır.
* Ne satın aldığımız
* Kimden satın aldığımız
* Nasıl ve hangi koşullarda satın aldığımız
soruları cevaplanmadan, proje çıktısının sürdürülebilirliğinden söz edemeyiz.
Sonuç: Projeler Tedarik Kadar Sürdürülebilirdir
Bugün artık şunu net bir şekilde söyleyebiliriz: "Bir projenin sürdürülebilirliği, büyük ölçüde tedarik zincirinin sürdürülebilirliği kadar güçlüdür."
Sürdürülebilir Proje Yönetimi "teknik çözümler", "raporlar" ve "göstergeler"den ibaret değildir. Asıl dönüşüm, görünmeyen ama en büyük etkiye sahip olan tedarik kararlarında başlar. Bu nedenle gerçek bir sürdürülebilirlik iddiası, şu soruyla yüzleşmeyi gerektirir: “Bu projeyi mümkün kılan tedarik zinciri gerçekten sürdürülebilir mi?”
Bu soruya dürüstçe “evet” diyemiyorsak, proje ne kadar başarılı görünürse görünsün, sürdürülebilir değildir.
Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları
Daha iyi yapılar için...
13 Ocak 2026
Türkiye'nin en ESKİ ve en çok ZİYARET EDİLEN şantiyesi: ŞANTİYE®...
İnşaata dair "KAYDADEĞER" ne varsa... 1988'den bu yana...
Şantiye®nin ürettiği, derlediği ve yayınladığı içeriklerde öncelik “KAMUSAL YARAR”dır...
Ve yayınlanan içeriğin “ÖZEL” olmasına özen gösterilir...
BASILI DERGİ + E-DERGİ + SANTİYE.COM.TR + SOSYAL MEDYA + DİJİTAL PLATFORMLAR...
İnşaat sektörünün buluşma noktası Şantiye®, “Güven”i temsil eden “Basılı bir Yayın” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 100 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla inşaat sektörünün en önemli iletişim platformlarından biri olmaya her ortamda devam ediyor... 1988'den bu yana...
Şantiye® ayrıca yapı sektörüne "Şantiye'nin Yıldızı Ödülü", "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi / Teknolojisi Ödülü" ve "Şantiyeden Kareler Fotoğraf Yarışması" gibi farklı organizasyonlarla da katkı sunuyor.
Şantiye®nin son sayısı da dahil 1988 yılından bugüne kadar yayınlanan TÜM SAYILARINA E-Dergi olarak göz atmak için lütfen tıklayın...
Şantiye®, başta ABONELERİ olmak üzere 2020-2025 yıllarında ilan veren firmalar ABS Yapı, Akyapı, Alumil, Anadolu Motor (Honda), Alkur, Ak-İzo, Altensis, Arbiogaz, Aremas, Arfen, Artus, Assan Panel, Asteknik, Atos, Batıçim, Baumit, Bentley Systems / Seequent, Betek, Betonblock, Borusan CAT, Bosch Termoteknik, Bostik, BTM, Buderus, Bureau Veritas, Chryso, Çimsa, Çuhadaroğlu, Çukurova Isı, Deutsche Messe, Duyar Vana, DYO, Efectis ERA, Ekomaxi, Elkon, Emülzer, Eryap, Filli Boya, Fixa, Fullboard, Form Endüstri Ürünleri, Form Endüstri Tesisleri, Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) Klima, Garanti Leasing, GF Hakan Plastik, Gökçe Brülör, Grundfos, Hannover Fairs, Hilti, IQ Alüminyum (by Deceuninck), İNKA, İntek, İpragaz, İstanbul Teknik, İzocam, İzoser, Kalekim, Knauf, Knauf Insulation, Komatsu, Köster, Kuzu Grup, LG, Marubeni, Masdaf, Master Builders Solutions, MBI Braas, Meiller Kipper (Doğuş Otomotiv), Messe Frankfurt, Messe München/Agora Tur., Mekon, Mitsubishi Chemical, Molecor, Nalburdayim.com, NETCAD, ODE, Ökotek, Özler Kalıp, Özpor, Panasonic, PERI, Pimakina, Polyfibers, Polyfin, Prefabrik Yapı / Hekim Holding, Prometeon, Ravago, Rehau, Saint Gobain Türkiye, Samsung, Saray Alüminyum, Schüco, Selena (Tytan), Sentez Mekanik, Serge Ferrari, Shell, Siemens, Sistem İnşaat, Soudal, Sika, Şişecam, Temsa, TMS, Tekno Yapı, Türk Ytong, Tremco illbruck, Vaillant, Vekon, Viessmann, Wermut, Wielton, Wilo, Winsa, XCMG, Xylem ve ZF'nin değerli katkılarıyla hazırlanmaktadır.
ABONE OLMAK İÇİN
Bir yıllık abonelik bedelimiz olan 2.400 TL (6 Sayı, KDV Dahil)'yi TR70 0001 0008 5291 9602 1550 01 IBAN no’lu hesabımıza (Ekosistem Medya) yatırıp; ardından dekontu, açık adresinizi ve fatura bilgilerinizi (şahıs ise TC kimlik no; firma ise vergi dairesi-numarası) santiye@santiye.com.tr adresine e-posta veya 0532 516 03 29 no’lu telefona WhatsApp / SMS aracılığıyla ulaştırabilirsiniz.








