Dr. EMRE ILICALI / Altensis ve Zebra Electronics Kurucu Ortağı

Bilindiği üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. Yönetmelikle, kuraklık sorununun giderek artması da dikkate alınarak bundan sonra 2000 metrekareden büyük parsellerde inşa edilecek tüm binaların çatılarında toplanan yağmur suyunun, bahçe sulama veya arıtılarak bina ihtiyacında kullanılmak üzere bahçe zemini altında bir depoda toplanması amacıyla “Yağmur Suyu Toplama Sistemi” yapılması zorunluluğu getirilmişti. 2000 metrekareden küçük alanlarda inşa edilecek yapılar için ise belediyelere yağmur suyu toplama sistemini zorunlu kılma takdir yetkisi verilmişti. Bunun biraz geç, ama oldukça önemli bir adım olduğu söylenebilir... Şimdi ise sırada diğerleri var...

MAKALEYİ, ŞUBAT 2021 (385.) SAYIMIZIN E-DERGİ VERSİYONUNDAN DA OKUYABİLİRSİNİZ

Türkiye’de 2012’de başlayan Kentsel Dönüşüm sürecinde, ilk başta öngörülen, 2023 yılına kadar yaklaşık yedi milyon konutun dönüştürülmesi hedefinin oldukça gerisindeyiz... Türkiye’nin birçok bölgesinin barındırdığı ciddi deprem riskinin beraberinde getirdiği tehditleri de henüz bertaraf edemedik. "Kentsel Dönüşüm"de hedefe ulaşılmasının önünde yaklaşık 500 milyar dolar civarında hesaplanan finansman ihtiyacı, kat mülkiyeti sorunları ve belli bazı çalışmalar yapılmış olsa bile hala bürokratik engeller bulunuyor.

Tüm bu sorunlar, her ortamda anlatıldığı üzere Kentsel Dönüşümün olması gerektiği gibi, yani uluslararası kurallara göre planlanmış olarak yapılmasını engelliyor. Özellikle Kentsel Dönüşüm sonucunda ortaya çıkacak yeni bölgelerin, sosyal ve çevresel etkileri pek hesaba katılmıyor. Maalesef şimdilerdeki bu kaotik ortamda tam anlamıyla bir Yeşil Dönüşüm hedefi, mevcut ekonomik ve jeopolitik sorunlar da hesaba katıldığında ulaşılması güç bir hal alıyor. Bu yönde iyi niyetli çabalar, yerel ve merkezi yönetimlerde zaman zaman gösterilse de daha büyük ve elzem konular arasında ciddi bir yer bulamıyor.

Fakat yine de bu anlamda treni kaçırmak ve gelecek nesillere bırakacağımız mirası daha fazla tehlikeye atmak istemiyorsak, ilk etapta hızlı sonuç verecek belli başlı birkaç uygulama ve stratejiyi acilen Kentsel Dönüşüm sürecine ekleyerek, her şeye rağmen ilk adımları atmak zorundayız.

Bu yönde yaptığımız çalışmalarda tespit ettiğimiz, Kentsel Dönüşüm sürecinde ilgili yönetmelik, şartname ve plan notlarına eklenebilecek bazı stratejileri özetlemek isterim:

1) Çatı Tipi Fotovoltaik Sistemler
Türkiye’nin birçok bölgesinin güneş enerjisi açısından oldukça verimli olduğu artık hepimizin bildiği bir gerçek. Bu kaynağı kentsel dönüşüm ile başlayan yapılaşma hareketine entegre etmenin en etkin ve çabuk yolu, lisans gerektirmeyen, şebekeye bağlanmasına bile gerek olmayan, öztüketim için kullanılacak çatı tipi fotovoltaik sistemlerdir. Bunların boyutlarının hesaplanmasında proje kapsamında uygun çatı miktarları kullanılarak bir hesap cetveli hazırlanabilir. Türkiye gibi cari açığının ciddi kısmı enerji ithalatından kaynaklanan bir ülkede bu uygulamalar ciddi kazanımlar sağlayacaktır. Bu sistemlerin yayılmasına mani olan bürokratik ve mali engellerin de ortadan kaldırılması yönünde mevzuat çalışmaları da hızlanmaktadır. Özellikle Mayıs-Haziran 2019’da çıkan yeni kararname ve tebliğlerde, aylık mahsuplaşma gibi önemli bir konu çözülerek, çatı uygulamalarının önü biraz daha açılmıştır.

Resim Başlığı

2) Yağmur Suyu Geri Kazanım Sistemleri
Yurdumuzun birçok bölgesi ciddi yağmur almaktadır. Özellikle son yıllarda artan yapılaşma, sert zeminler ve dere yatakları gibi bölgelerin etkileşimi sebebiyle özellikle yaz aylarında sel olayları ciddi oranda artmaktadır. Ayrıca bilinenin aksine Türkiye yıllık 1500 m3 civarında su oranıyla, “Su Fakiri” ülkeler arasında yer almaktadır. Kentsel Dönüşüm kapsamında yapılacak her projeye, sert zemin oranına ve yağış bölgesine göre hesaplanacak bir kapasitede yağmur suyu geri kazanım sistemi eklenmesi hem şiddetli yağış durumlarında yağmur suyu şebekesine olan aşırı yüklenmeyi azaltacak, hem de bu suyun geri kullanılmasıyla su verimliliğine katkıda bulunacaktır.

3) Bisiklet Park Noktaları
Bisiklet kullanımı ülkemizde ve dünyada giderek yaygınlaşmaktadır. Ülkemizde özellikle büyük şehirlerde yerel yönetimlerin bunu teşvik etmek adına altyapı yatırımları devam etmektedir. Kentsel Dönüşüm kapsamındaki projelerde yapılacak bisiklet park yerleri, hem toplumda bu yönde farkındalığı artıracak, hem de belediyeleri bisiklet yolları yapılması yönünde itici bir güç olacaktır. Neticede her binada belli oranda bisiklet parkı bulunursa, bunu birileri kullanacaktır. Bu da hemen hemen her binada uygulanabilecek, maliyeti düşük ama etkisi sanıldığından daha yüksek yeşil uygulamalarından biridir.

4) Elektrik Araç Şarj Noktaları
Farkında olmasak da, günümüzde başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerimizin en büyük sorunlarından biri, ulaşımdan kaynaklı çevre kirliliği ve karbon emisyonlarıdır. Elektrikli araçlar bu soruna en güzel çözümü sunarken, yakıt ekonomisi açısından da ciddi avantaj sağlamaktadır. Elektrikli araçların giderek yaygınlaşacağı ve tüm dünyada 2025 yılında satılan araçların yüzde30’unun elektrikli olacağı öngörülmektedir. Türkiye de bu trendi mutlaka yakalamak zorundadır. Elektrikli araçların yayılmasının en önemli tetikleyici faktörü uygun altyapının sağlanmasıdır. Bu konuda kentsel dönüşümün getirdiği yenilenme avantajı kullanılarak, bu kapsamda yenilenecek belli büyüklükteki projelere elektrikli araç şarj istasyonu koyma zorunluluğu getirilebilir. Bu istasyonların adedi, otopark kapasitesine oranlanarak belirlenmelidir. Bu noktada çok maliyet getirmeyecek şekilde, ilk etapta belli büyüklükteki projelerden başlanabilir. Özellikle toplu konut projeleri, ofis ve AVM gibi ticari binalar ilk etapta hedeflenmelidir.

Resim Başlığı

5) Atık Yönetim Sistemleri
Kentsel Dönüşüm kapsamında birçok binanın yıkılması ve yeniden yapılması hedeflenmektedir. Bu yıkımlar sırasında ortaya çıkacak atıkların mutlaka iyi yönetilmesi, asbest vb. zararlı atıkların anında bertaraf edilmesi, tekrar kullanım ve geri kazanım gibi opsiyonların araştırılması hem çevre hem de ekonomi açısından çok önemlidir. Buna yönelik mevzuat bulunmakla beraber çok dağınık ve pratikte uygulanması zordur. Bu mevzuata ek olarak gerekli atık geri kazanım ve bertaraf altyapısı oluşturulduktan sonra Kentsel Dönüşüm projelerine özgü oluşturulacak, oldukça pratik ama uygulanması zorunlu bir İnşaat Atık Yönetim Planı oluşturulabilir.

Yukarıda belirtilen stratejilere yeşil alanların artırılması, enerji verimliliğine yönelik ek uygulamalar, iç mekan yaşam kalitesine yönelik uygulamalar gibi birçok konu eklenebilir. Yeşil Bina süreçlerinde, tüm konuları kapsayan bütüncül yaklaşımlar en doğru yöntem olmakla birlikte, zaten halihazırda mevcut sorunları devam eden Kentsel Dönüşüm sürecinde daha fazla vakit kaybedilmeden bazı öncü yeşil uygulamaların oyuna dahil edilmesi ve asgari de olsa bazı kazanımların sağlanması gerekmektedir. Zira unutulmamalıdır ki, bu konuda kaybedilen zaman aslında gelecek nesillerin yaşam kalitesinden çalınmaktadır.

25 Ocak 2021


Şantiye®
İnşaat sektörünün buluşma noktası Şantiye®, “Güven”i temsil eden “Basılı bir Yayın” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesiTurkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 60 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla inşaat sektörünün en önemli iletişim platformlarından biri olmaya dijital ortamlarda da devam ediyor...  1988'den bu yana olduğu gibi...
Şantiye®
ayrıca yapı sektörüne "Şantiye'nin Yıldızı Ödülü", "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi / Teknolojisi Ödülü" ve "Şantiyeden Kareler" Fotoğraf Yarışması gibi farklı organizasyonlarla da katkı sunuyor. 

Abone Olmak için
Bir yıllık abonelik bedelimiz olan 180 TL (Yılda 6 Sayı, KDV Dahil)'yi TR70 0001 0008 5291 9602 1550 01 IBAN no’lu hesabımıza (Ekosistem Medya) yatırıp, dekontu ve açık adresinizi santiye@santiye.com.tr adresine e-posta veya 0532 516 03 29 no’lu telefona WhatsApp / SMS aracılığıyla ulaştırabilirsiniz.